Wolfgang Iser

  • İdeal okur kimdir?

    Okurlar da tıpkı edebi türler gibi çeşit çeşittir. Aralarındaki ayrım kimi zaman ince bir çizgide sürse de bunu tarif etmek kolay değil. Alberto Manguel, Türkçede yakın zamanda yayımlanan Okumalar Okuması adlı kitabının “İdeal Okurun Tanımına Yönelik Notlar” başlıklı denemesinde ideal okurun tarifini veriyordu. Manguel’in bu hayli kışkırtıcı denemesi, son dönemlerde pek çok yazarın şikayet ettiği

    Read more →

  • Edebi türler arasındaki sınırın gittikçe daha da şeffaflaştığı bir çağdayız; artık edebiyat türlerini kesin çizgilerle ayırmak mümkün değil. Eleştirmen René Wellek’in dediği gibi, “Zamanımızın hemen hemen bütün yazarları için tür farklılıklarının bir önemi kalmamıştır. Sınırlar sürekli ihlâl edilmekte, türler birleştirilmekte ya da iç içe geçmekte, eski türler atılmakta ya da dönüştürülmekte, yeni türler oluşturulmaktadır.” Yazma

    Read more →

  • Usta yazar Haruki Murakami’nin 2009’da Japonya’da yayımlanan üçlemesi 1Q84, geçtiğimiz günlerde Türkçede tek cilt halinde, 1.022 sayfa olarak okurla buluşmuştu. Murakami’nin romanı, öyle hemencecik çantanıza atıp yanınızda dolaştıramayacağınız kalınlıkta olunca, haliyle pek çok okurdan homurdanmalar yükseldi. Yine yakın dönemde dilimize kazandırılan önemli romanlar hacimleriyle dikkati çekti: Roberto Bolaño – 2666 (992 sayfa); J. M Coetzee

    Read more →