Walter Benjamin
-
Alman yazar W. G. Sebald’ın (1944-2001) akraba yazarlarına baktığımızda Walter Benjamin, Robert Walser, Borges, Calvino, Nabokov, Thomas Bernhard ve Georges Perec gibi isimler görürüz. Aynı gökyüzüne bakan bu yazarlar arasında Sebald’ın biraz ıskalanmış olduğunu söylemek zor olmaz. Araba kullanırken geçirdiği trafik kazasından sonra genç yaşta aramızdan ayrılan yazarın dünya edebiyatına katkıları ise heyecan verici. Pek
-
Bileti yolculuğa, kartpostalı mekâna tercih eden bir sanatçı. Amerika’nın dışına hiç çıkmadı. Bu bilinçli ve münzevi tercihi, sanat eğitimi almamasına rağmen, onu kendi şiirsel dünyasında sonsuz işler üretmeye yöneltti. Deneysel kısa filmleri için Salvador Dali’nin “Bu fikirleri benim bilinçaltımdan çalmış!” dediği aktarılır. Ürettiği küçük boyutlu eserler, çok yönlü şiirsel evrenini hemen ele verirken, herkes onu
-
“Hastalık” kelimesi huzursuzluğu içinde barındırır. Tıpkı huzursuzluk gibi hastalığı da tarif etmek zordur. Bilge Karasu hayatının son dönemlerinde kaleme aldığı, yarım kalan “Acı Çeken Gövde” adlı denemesinde şöyle der: “İnsan neyi betimlemeğe kalkmamış ki ağrıyı da betimlemeğe girişmiş olmasın?” Pankreas kanserinin pençesindeki Karasu bu kısa metinde bedenini ele geçiren amansız hastalığı anlamaya çalışırken, okuru Virginia
-
Videoda sırtı dönük hayatını anlatıyor. Ona dair bildiklerimiz portre ve peyzaj resimleri, onaylanmamış resmî evrakları, diploma ve sertifikaları birebir taklit ederek hayatını kazanan biri olduğu. Arnavutluk’ta ahşap bir kulübede hayatına devam ediyor. Sesinden yaşını kestirmek zor. Dağınık atölyesinde Leonardo ve Michelangelo gibi ustaların çalışmaları, kopyalanmış sanat eserleri, mezuniyet diplomaları ve ölüm belgeleri, Walter Benjamin’in “Bir
-
Amerikalı yazar John Williams (1922-1994) Stoner adlı romanını 1965’te kaleme almıştı. Yazarın kendi hayatıyla benzerlikler taşıyan eserin konusu kısaca şöyle: William Stoner ziraat fakültesini bitirip babasının çiftliğini devralmak için yola düşer. İngiliz edebiyatına merakı, onu bu alana yöneltir. İnişli çıkışlı bir evliliğe rağmen aşkı bulan Stoner sönük ve sıradan bir akademisyen sayılmasına rağmen işini coşkuyla
-
Eduardo Cadava, Türkçede Işık Sözcükleri adıyla yayımlanan kitabında, fotoğrafın bir yitirmişlik biçimi olduğundan söz eder. Walter Benjamin’den alıntılayarak şöyle der: “Fotografi, tarihte ilk kez, bir insana ait kalıcı ve şaşmaz izleri muhafaza etmeyi olanaklı kıldı.” Fotoğrafın insana ait izleri önümüze sunmaktaki bu ürkütücü gücü, görüntülerin zenginliği ve sarsıcı derinliği ile daha da anlam kazanır. Zaman