Turgut Cansever
-
Turgut Cansever “Ben doğrusu bir şeyden çok emindim. Hatırlıyorum, çocuklarım kardeşlerim, ‘Sen bunları yazıyorsun ama kim okuyacak, yazacak?’ diyorlardı. ‘Birileri okuyacak, biliyorum’ diyordum.” Oğuz Atay’ın o meşhur ‘Ey okur nerdesin?’ sorusunun hemen kıyısına konulabilecek bu sözler, usta mimar Turgut Cansever’e ait. Aynı ızdırabın içinden kopup geldiğini sezmek hiç de zor değil. Zira ‘ben buradayım’ diyebilecek
-
“İki-üç cümlenin arasına çok felsefî manalar katardı. Bu sözlerine alışmıştım. Bazen de karşı çıkardım. Mesela Konfüçyüs’ü çok büyük bir makama oturturdu. ‘Aman bu adamı ne kadar büyütüyorsun, neredeyse peygamber yerine koyacaksın’ diye söylenirdim. O da ‘Ta uzaklardan sesleri kalmış bunların, onlar gibi düşünelim.’ derdi. Ben de ‘Tamam oldu Hazreti Konfüçyüs.’ derdim. Yağmurlu havalarda pencere kenarında
-
Usta mimar ve şehircilerden Turgut Cansever dün 89 yaşında hayata veda etti. Uzun süredir Kadıköy’deki evinde tedavi gören Cansever, Türkiye’nin en özgün ve muhalif duruşa sahip mimarlarındandı. Sadık Yalsızuçanlar’ın ‘Şehirleri Süsleyen Yolcu’ adlı kitabından ilhamla ‘şehirleri süsleyen bilge mimar’ diyebileceğimiz Cansever, ardında bir yıldız gibi duran pek çok bina, kitap ve makale bıraktı. ‘Asude bir bahar
-
“O bir İstanbul efendisi, katıksız bir entelektüel, halis bir sanatkâr ve benzersiz bir mümindir. Bir konuşmaya başladı mı, çok değil, birkaç dakika içinde, bir düşünce solosu dinlemeye başladığınızı hisseder ve bir süre sonra, art arda sıraladığı, bilgi ve düşünce yoğunluğundan adeta çatlayacak reddelere gelen cümleleri takip edemez olursunuz; çünkü zihniniz yorulmaya başlamıştır. Fakat hoca yorulmaz;