Truman Capote
-
Amerika’nın saygın gazetelerinden The New York Times, geçtiğimiz hafta “Yazarlar eleştiriye cevap vermeli mi?” başlıklı bir tartışmaya yer verdi. Kötü bir eleştiri almanın artık elit bir deneyim olmadığına değinen yazar ve editör James Parker, her yazarın bu türden bir süreçle baş başa kaldığını belirterek, şöyle bir uyarıda bulunuyordu: “Hayır, hayır, bin kere hayır! Bir yazar
-
Entelektüel üretimin maddi kaygılardan arınmış olması pek çok yazarın hayali. Yazarlığın profesyonel bir uğraş olarak görüldüğü çağımızda, bu arzuyu gerçekleştirmek için kalem erbabının türlü türlü yollar aradığını görmek çok da zor değil. William Faulkner’a yazarın ekonomik özgürlüğe ihtiyacı olup olmadığı sorulduğunda, usta yazar ‘hayır’ diye başlayarak devam eder: “Yazarın ekonomik özgürlüğe ihtiyacı yok. Tek ihtiyacı
-
90’lı yıllarda 50 yaşındaki marangoz ve yazma konusunda biraz yeteneksiz John Baldwin, çok satacak bir roman yazmak ister. Uzun yıllar çoksatan romanlar üzerine araştırma yaptıktan sonra böyle bir kitabın nasıl ‘imal’ edileceğini bulur ve on maddelik bir reçete hazırlar. Kahramanların birbirine âşık olması, birbirini öldürmesi gerektiği gibi öneriler vardır reçetede. Hikâyeden yoksun, elinde pek güvendiği
-
Elli altı yaşında bir derginin ‘evvel’ine gidelim önce. The Paris Review, Paris’te Harold L. Humes, Peter Matthiessen, George Plimpton tarafından 1953’te yayımlanmaya başlar. İngilizce olan dergi pek çok edebiyatseverin, yazarın, şairin kısacası dünya edebiyatının ‘cümle kapısı’ olur. Yılda dört kez çıkan dergi, özellikle yaptığı röportajlarla sağlam bir gelenek oluşturur. Truman Capote, Ernest Hemingway, William Faulkner,