Royal Academy

  • İngiltere’nin başkenti Londra’nın en önemli sanat mekânlarından Royal Akademi, Çinli muhalif sanatçı Ai Weiwei’nin (1957) Londra’daki ilk büyük sergisine ev sahipliği yapıyor. Çin hükümetinin insan hakları ve demokrasi konusundaki tutumunu her fırsatta eleştiren sanatçı, bu tavrı ile devletin makbul görmediği bir sanatçı. Weiwei’nin 1985’ten günümüze uzanan eserlerinin yer aldığı sergi, yerel anlamları içermesi kadar tüm…

    Read more →

  • 1939’da henüz sekiz yaşındayken, Nazi zulmünden kaçıp bir mülteci olarak İngiltere’ye sığınan çocuğun en büyük hayali, sanatçı olmaktı. Geride bırakmak zorunda kaldığı ailesi toplama kampında öldü. Londra’nın kuzeyinde savaş döneminden bu yana kendini kapattığı atölyesinde, yılın üç yüz altmış beş gününü üreterek geçirdi. Çok zorunlu olmasa yolculuk yapmadı. Müzelere, sergi açılışlarına ve bienallere yolunu düşürmedi.…

    Read more →

  • Bileti yolculuğa, kartpostalı mekâna tercih eden bir sanatçı. Amerika’nın dışına hiç çıkmadı. Bu bilinçli ve münzevi tercihi, sanat eğitimi almamasına rağmen, onu kendi şiirsel dünyasında sonsuz işler üretmeye yöneltti. Deneysel kısa filmleri için Salvador Dali’nin “Bu fikirleri benim bilinçaltımdan çalmış!” dediği aktarılır. Ürettiği küçük boyutlu eserler, çok yönlü şiirsel evrenini hemen ele verirken, herkes onu…

    Read more →

  • Edebiyattan beslenen her sanat dalı izleyiciye sonsuz bir dünya vaat eder. Sevdiğiniz şairin, yazarın eserlerinin bir ressamın elinde başka hallere bürünmesi bir çeşit akrabalıktır. Çağdaş resim sanatının önemli isimlerinden Alman Anselm Kiefer’in Londra Royal Akademi’de açılan sergisi, bu sıcak ilişkinin bir göstergesi. Resim, heykel ve enstalasyonun yer aldığı sergi, kuşağının bu kışkırtıcı isminin kırk yıllık…

    Read more →