Roland Barthes

  • Arjantinli yazar Jorge Luis Borges Harvard’da verdiği derslerin birinde metafor ve onun dildeki sınırsız imkânlarından bahseder. Ona göre metaforlar, dilden önce ortaya çıkan eksik ve ucu açık tanımlamalardır ve metaforun işaret ettiği kavramı kendi aklımızda tamamlamamız gerekir. Metaforların sınırlı sayıdaki birkaç kalıba bağlı olduklarını dile getiren Borges’e göre bu kalıplar ‘neredeyse sonsuz çeşitlemelere’ açıktır. Roland

    Read more →

  • Herkesin, okuduğu kitapla kaynaşamadığı zamanlar olmuştur. Okur ne kadar çabalasa da kitap bir türlü akmaz. Onu bitirip bitirmeme kararsızlığı okuyanı kuşatır ve kitabı yarıda bıraktığında yerini suçluluk duygusuna terk eder. Okurun tıkandığı, bıkkınlık hissettiği anlarda kitabı yarıda bırakma hakkı var mıdır? Bu soru bir tartışmayı da beraberinde getirir. Söz konusu, herkesin dilinden düşmeyen klasikler ise

    Read more →

  • Hepimizin içinde saklı bir yazar olduğu söylenir. Yazma arzusuyla yanıp tutuşan pek çok hevesli, yazacağı kitabın raflarda okurunu beklediğinin hayalini kurar. Roland Barthes’ın deyişiyle, “Tam olarak okumayı sevdiğimiz yazar gibi yazmayı arzulamayız kesinlikle; arzuladığımız şey, yazı yazan kişinin yazarken duyduğu arzunun kendisidir ya da daha da ileri giderek şunu söyleyebiliriz: Yazarın yazarken okura duyduğu arzuyu

    Read more →

  • İdeal okur kimdir?

    Okurlar da tıpkı edebi türler gibi çeşit çeşittir. Aralarındaki ayrım kimi zaman ince bir çizgide sürse de bunu tarif etmek kolay değil. Alberto Manguel, Türkçede yakın zamanda yayımlanan Okumalar Okuması adlı kitabının “İdeal Okurun Tanımına Yönelik Notlar” başlıklı denemesinde ideal okurun tarifini veriyordu. Manguel’in bu hayli kışkırtıcı denemesi, son dönemlerde pek çok yazarın şikayet ettiği

    Read more →

  • Eleştiri, kitap ve okur arasında önemli bir bağ kurar. Bu etkinlilik ustaca gerçekleştirilmişse kitap, okur ve yazar üçgeninde ufuk açıcı işlev görür. Roland Barthes’ın tanımına başvurursak “eleştiri sanatı bir bunalıma yol açan sanattır; yırtan, örtülü olanda çatlaklar açan, dillerin kabuğunu çatlatan, logosferin yapışkanlığını çözen ve sulandıran sanattır; bu, destan sanatıdır: Sözlerin dokularını kesintiye uğratan, tasarımı

    Read more →

  • Türk sinemasının ‘Sultan’ı Türkân Şoray, geçtiğimiz aylarda kadim dostu Selim İleri’ye son model ve tam donanımlı bir bilgisayar armağan etti. Bugüne kadar bütün eserlerini daktilo ile yazan ve bir çeşit bilgisayar korkusu yaşayan Selim İleri, ilk günlerde dokunamadığı bilgisayar ile yavaş yavaş yazı tecrübelerine girişti. Bu da ister istemez, ‘Selim İleri, iyi-kötü günleri birlikte geçirdiği,

    Read more →

  • Amerikalı yazar Philip Roth, geçtiğimiz aylarda Fransız dergisi Les In Rocks’a verdiği söyleşisinde, edebiyattan emekli olduğunu ve yazmayı bıraktığını söylemişti. Bilgisayarının kenarına iliştirdiği ve her sabah bakıp güç aldığı küçük bir nottan bahsediyordu Roth: “Yazmakla mücadele sona erdi.” Roth yazmayı bırakma kararını son romanı Nemesis’ten sonra, sessizce almış. Bu kararını vermeden önce sevdiği yazarların (Dostoyevski,

    Read more →

  • Usta yazar Haruki Murakami’nin 2009’da Japonya’da yayımlanan üçlemesi 1Q84, geçtiğimiz günlerde Türkçede tek cilt halinde, 1.022 sayfa olarak okurla buluşmuştu. Murakami’nin romanı, öyle hemencecik çantanıza atıp yanınızda dolaştıramayacağınız kalınlıkta olunca, haliyle pek çok okurdan homurdanmalar yükseldi. Yine yakın dönemde dilimize kazandırılan önemli romanlar hacimleriyle dikkati çekti: Roberto Bolaño – 2666 (992 sayfa); J. M Coetzee

    Read more →

  • Hat sanatının usta ismi Kazasker Mustafa İzzet’in uzunca murakkası ile Japon sanatçı Kampo Harada’nın rulo halindeki kaligrafisi günümüz insanına ne söyler? Bu ikiliye Latin harfleriyle yazılmış Dua Saatleri Kitabı’ndan bezemeli bir yaprak ekleyince ortaya çıkan tablo içinize daha bir nüfuz edecektir. Önce harfler varlık gösterir. Harflerin de akılların eremeyeceği bir hakikati barındırdığı söylenir. Yüzlerce yıllık

    Read more →