Orhan Pamuk
-
Günümüz İspanyol edebiyatının usta isimlerinden Carlos Ruiz Zafón’un Türkçeye Rüzgârın Gölgesi adıyla çevrilen kitabında, henüz çok genç olan Daniel Sempere adındaki genç kitapçı babasıyla birlikte Unutulmuş Kitaplar Mezarlığı’nı ziyaret eder. Babası, oğlundan bir kitap seçmesini ve onu evlat edinmesini ister. Genç Daniel, mezarlıktan daha önce hiç adını ve yazarını duymadığı bir romana uzanır. Bu romandan
-
Edebi türler arasındaki sınırın gittikçe daha da şeffaflaştığı bir çağdayız; artık edebiyat türlerini kesin çizgilerle ayırmak mümkün değil. Eleştirmen René Wellek’in dediği gibi, “Zamanımızın hemen hemen bütün yazarları için tür farklılıklarının bir önemi kalmamıştır. Sınırlar sürekli ihlâl edilmekte, türler birleştirilmekte ya da iç içe geçmekte, eski türler atılmakta ya da dönüştürülmekte, yeni türler oluşturulmaktadır.” Yazma
-
42’ncisi düzenlenen Londra Kitap Fuarı, 15-17 Nisan 2013 tarihlerinde Türkiye’yi ağırlayacak. 2004 yılından beri düzenlenen “odak ülke” programının amacı, seçilen ülkedeki yayıncılık ilişkilerine dikkati çekerek yayın endüstrisini öne çıkarmak ve dünyanın geri kalanıyla işbirliği fırsatlarını ortaya koymak. Ahmet Hamdi Tanpınar’a edebiyatımızın uluslararası bir değer kazanması için neyin gerektiği sorulur. Tanpınar, yazarların ve şairlerin dünya ile
-
Alistar Burtenshaw Türkiye önümüzdeki yıl Londra Kitap Fuarı’nın ‘odak ülke’si olacak. Fuarın İstanbul ayağındaki ilk etkinliği olan ‘Yazarlar Turu’ dün başladı. Etkinlik kapsamında İngiliz ve Türk yazarların katılımıyla okumalar, paneller düzenlenecek. Türkiye’nin yayıncılık sahnesinde öneminin arttığı söyleyen Londra Kitap Fuarı Direktörü Alistair Burtenshaw ile Türk yayıncılık sektörünü, fuarın neler getireceğini konuştuk. Türkiye’yi odak ülke seçme
-
Photo by laura adai on Unsplash Usta yazar Bilge Karasu, Türk edebiyatının başka dillere çevrilmesi konusunda yıllar öncesinden bakın neler demiş: “Bugüne dek, çeviri dediğimizde, amaç dilin Türkçe olduğunu düşünerek konuştuk daha çok. Türkçe metinlerin yabancı dillere çevrilmesi, yıllar boyu, büyük birer ‘olay’ oldu bizim için. Son yıllarda ise ‘tanınmak’, bilir-bilmez, düşünülür-düşünmez pek çoğumuzu konuşturan bir konu haline
-
2011 Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanmasının ardından İsveçli Tomas Tranströmer için Türkiye’nin ayrı bir öneminin olduğu ortaya çıktı; şairin “İzmir Saat 3” adlı bir şiiri vardı. Şiir, ödülün açıklanmasının ardından bir anda Türk basınında, sosyal medyada yayıldı. Peki, bu şiiri yazmasına vesile olan kimdi aslında? İsveç’te yaşayan, daha çok Nobelli yazarların fotoğraflarını çekmesiyle ün salan, şair