Orhan Pamuk
-
Orhan Pamuk’un, Veba Geceleri (YKY) adlı romanı, Eylül’de İngilizcede, Nights of Plague adıyla yayımlanacak. Kitabın yayıncısı Faber Books, romanı Ekin Oklap’ın çevireceğini duyurdu. Oklap, Pamuk’un Kafamda Bir Tuhaflık ve Kırmızı Saçlı Kadın romanlarını da İngilizceye çeviren isim. Kafamda Bir Tuhaflık (A Strangeness in My Mind) çevirisiyle Oklap, 2016’da Uluslararası Man Booker Ödülü’nü Pamuk ile bölüşmüştü…
-
Orhan Pamuk’un, ‘kendimi en yakın hissettiğim romancı’ dediği Ahmet Hamdi Tanpınar’ın, eşya ile ilişkisi biraz karmaşık ve derin. Abdullah Efendi’nin Rüyaları‘ndaki, eşyaya karşı bu büyülenmenin izleri sarsıcıdır: “Eşyanın sükûneti, değişmez manzarası onun için hayatta bir teselli ve zevk kaynağı idi. Bir insan, en yakınımız bile, çarçabuk değişebilirdi. Fakat eşya, dalgın ve daüssılalı uykularında hep aynı…
-
2010’da Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanan Mario Vargas Llosa, bir söyleşisinde şöyle demişti: “Nobel komitesi Borges ve Nabokov gibi yazarları ödüllendirmemekte hata etti fakat ödülü hak eden Dario Fo ve García Márquez gibi isimleri de unutmadı.” Nobel Edebiyat Ödülü komitesi, kural gereği 50 yıl boyunca aday listesindeki isimleri açıklamıyor. Her yıl ocak ayında ise arşivini açıyor.…
-
Bileti yolculuğa, kartpostalı mekâna tercih eden bir sanatçı. Amerika’nın dışına hiç çıkmadı. Bu bilinçli ve münzevi tercihi, sanat eğitimi almamasına rağmen, onu kendi şiirsel dünyasında sonsuz işler üretmeye yöneltti. Deneysel kısa filmleri için Salvador Dali’nin “Bu fikirleri benim bilinçaltımdan çalmış!” dediği aktarılır. Ürettiği küçük boyutlu eserler, çok yönlü şiirsel evrenini hemen ele verirken, herkes onu…
-
İki yılda bir verilen saygın edebiyat ödülü Uluslararası Man Booker, yeni bir sürece giriyor. Man Booker, salı günü Britanya’da 1990’dan bu yana verilen Independent Yabancı Roman Ödülü ile işbirliğine girdiğini duyurdu. Bu birlikteliğin ardından, 50 bin sterlin olan ödül, yazar ve çevirmeni arasında paylaştırılacak. Daha önce sadece kitabın yazarına giden bu para ödülünden artık çevirmen…
-
Okur, önce kitabın adıyla karşılaşır. Hatta bu buluşma seneler sonra yazarı unutturup kitabın adının zihinlerde kaldığı bir duruma dönüşebilir. Kitabın ismi içeriğinden rol çalmaya eğilimlidir; çoğu kez metnin kendisinden daha çok şey vaat eder. Yazar için metne kimliğini veren ismi bulmak zorlu bir uğraştır. Salâh Birsel’den ödünç bir ifadeyle, “Kitap adları fırdır. Tam ele geçireceğinizi…
-
Edebiyat ödüllerinin okurların gözünde ne derece etkili ve ehemmiyetli olduğu öyle içinden kolay çıkılabilecek bir soru değil. Özellikle ülkemizde, seçici kurullardaki değişmez isimlerin varlığı bir yana, edebiyat ödüllerinin ‘layık görülen’ eserlerin değerlendirilmesindeki kıstaslar hep bir soru işaretine ya da eleştiriye kapı aralamıştır. Ödülün, yazarını yeni bir sınıfa taşıdığı açık bir gerçek, fakat her ödülün biraz…
-
Klasik devir Osmanlı çini sanatının dikkat çeken en önemli özelliği, 16. yüzyılda İznik atölyelerinin büyük bir ‘teknik’ zaferi tanımlanabilecek hafif kabarıkça, parlak mercan kırmızısının kullanıldığı çinilerdir. Süleymaniye Camii, Rüstem Paşa Camii, Sokullu Mehmet Paşa Camii, Piyâle Paşa Camii ve Takkeci İbrâhim Ağa Camii bu gizemli mercan kırmızısının günümüzde de görülebileceği çinileri barındırır. Orhan Pamuk Benim…