Masumiyet Müzesi
-
Orhan Pamuk’un, ‘kendimi en yakın hissettiğim romancı’ dediği Ahmet Hamdi Tanpınar’ın, eşya ile ilişkisi biraz karmaşık ve derin. Abdullah Efendi’nin Rüyaları‘ndaki, eşyaya karşı bu büyülenmenin izleri sarsıcıdır: “Eşyanın sükûneti, değişmez manzarası onun için hayatta bir teselli ve zevk kaynağı idi. Bir insan, en yakınımız bile, çarçabuk değişebilirdi. Fakat eşya, dalgın ve daüssılalı uykularında hep aynı
-
Bileti yolculuğa, kartpostalı mekâna tercih eden bir sanatçı. Amerika’nın dışına hiç çıkmadı. Bu bilinçli ve münzevi tercihi, sanat eğitimi almamasına rağmen, onu kendi şiirsel dünyasında sonsuz işler üretmeye yöneltti. Deneysel kısa filmleri için Salvador Dali’nin “Bu fikirleri benim bilinçaltımdan çalmış!” dediği aktarılır. Ürettiği küçük boyutlu eserler, çok yönlü şiirsel evrenini hemen ele verirken, herkes onu
-
Orhan Pamuk son romanı Masumiyet Müzesi’ne “Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum.” diye başlıyordu. Biz bu cümleyi minik bir kurgu yaparak “Hayatımın en mutlu anı, biliyorum.” diye çevirebiliriz bir süreliğine. Zira Pamuk’un uzun zamandır açılacağı söylenen Çukurcuma’daki Masumiyet Müzesi’ne 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’ndan 754 bin TL’lik destek geldi. Ajansın projesi olarak kabul edilen Masumiyet Müzesi,