Kitap Zamanı

  • 20. yüzyıl İngiliz edebiyatının usta romancılarından Virginia Woolf’un aynı zamanda iyi bir denemeci olduğunu söylersek kimse itiraz etmez. Kafka Kitap’ın “Büyük Fikirler” serisinden Bir Hava Taarruzu Sırasında Barış Üzerine Düşünceler adıyla yayımlanan kitap, deneme türünde de büyük bir yetkinliğe sahip olan yazarı karşımıza çıkarıyor. Kitap Woolf’un edebi ve düşünsel dünyasını önümüze koyarken, bir kurşun kalem

    Read more →

  • İlhan Berk’in deyişiyle “yazmanın cehennemi”nde bir kitabın ne zaman görünür olacağını kestirmek zor. Her yazarın sancısı kendine özgü bir nitelik taşıyor. Gabriel Garcia Márquez, bir söyleşide hangi proje üzerinde çalıştığı sorulduğunda şöyle karşılık vermişti: “Kesinlikle hayatımın en mükemmel romanını yazacağıma inanıyorum ama hangi kitapta, ne zaman mükemmeli bulacağım, emin değilim. Böyle bir hisse kapılınca –ki

    Read more →

  • Kelimelere çizgilerin eşlik ettiği bir kitap iyi bir çizerin elinden çıkmışsa, sunduğu dünya kışkırtıcıdır, okuru huzursuz eder. Zaman’daki işlerinden tanıdığımız Cem Kızıltuğ, bize bu merak uyandırıcı alanı vaat eden çizerlerden. Daha önce C’empati ve Alegorik Gri albümlerinde çizimlerini bir araya getiren Kızıltuğ, bu kez Doku adlı kitabıyla karşımızda. 50 denemenin yer aldığı Doku, “Her Tebessüm

    Read more →

  • Hepimizin içinde saklı bir yazar olduğu söylenir. Yazma arzusuyla yanıp tutuşan pek çok hevesli, yazacağı kitabın raflarda okurunu beklediğinin hayalini kurar. Roland Barthes’ın deyişiyle, “Tam olarak okumayı sevdiğimiz yazar gibi yazmayı arzulamayız kesinlikle; arzuladığımız şey, yazı yazan kişinin yazarken duyduğu arzunun kendisidir ya da daha da ileri giderek şunu söyleyebiliriz: Yazarın yazarken okura duyduğu arzuyu

    Read more →

  • İngiliz yazar Rebecca West (1892–1983) bir söyleşisinde “Sırf kadın yazar olduğum için insanlar bana çok kaba davrandı. Bu, olabilecek en kötü kabalık.” diye yakınır. Söyleşiyi yapan kişi bu yakınmayı fırsat bilip sorar: “Erkek olsaydınız daha mı kolay olurdu?” West’in yanıtı şöyledir: “Tabii, kesinlikle. (…) Kadın olarak iyi bir yaşam sürebilirsiniz ama erkek kimliğiyle çok daha

    Read more →

  • Latin Amerika edebiyatının “Boom” kuşağı olarak adlandırılan Gabriel García Márquez, Mario Vargas Llosa, Julio Cortázar ve Carlos Fuentes gibi yazarları Türkiyeli okur yakından tanıyor. Bu yazarların kurmaca metinler dışında okura sundukları, en az roman ve öyküleri kadar ufuk açıcı. Celal Üster’in farklı zamanlarda dilimize çevirerek değişik dergilerde yayımladığı Mario Vargas Llosa ve Carlos Fuentes’in üç

    Read more →

  • İdeal okur kimdir?

    Okurlar da tıpkı edebi türler gibi çeşit çeşittir. Aralarındaki ayrım kimi zaman ince bir çizgide sürse de bunu tarif etmek kolay değil. Alberto Manguel, Türkçede yakın zamanda yayımlanan Okumalar Okuması adlı kitabının “İdeal Okurun Tanımına Yönelik Notlar” başlıklı denemesinde ideal okurun tarifini veriyordu. Manguel’in bu hayli kışkırtıcı denemesi, son dönemlerde pek çok yazarın şikayet ettiği

    Read more →

  • Kanadalı öykücü Alice Munro’nun 2013 Nobel Edebiyat Ödülü’nü almasının ardından, İngiltere’nin saygın edebiyat ödülü Man Booker’a alternatif olarak bu yıl ilk defa düzenlenen Folio Edebiyat Ödülü’ne, geçtiğimiz haftalarda yine bir öykücü, Amerikalı yazar George Saunders layık görüldü. Öykücülerin ardı ardına önemli edebiyat ödülleri alması, öykünün yükselişi olarak yorumlanırken, okurların da bu türe ilgisinde ciddi bir

    Read more →

  • Edebiyatçılarıın en çok sevdiği hayvanların başında kuşkusuz kedi gelir. Kedinin bu cazibesini neye borçlu olduğunu kestirmenin zorluğu bir yana, buna anlam vermek beyhude bir uğraştır. Bir kedisever olan Tomris Uyar’ın deyişiyle, “Çoğu edebiyatçıya ve sanatçıya esin kaynaklığı eden kedinin asıl hayranlık uyandıran yanı, belirsiz bir dünyanın sınırlarını çizmek ve o sınırlara ayak uydurmak becerisi olmalı.”

    Read more →

  • Ayfer Tunç, edebiyatta 25. yılını Dünya Ağrısı adlı yeni romanıyla kutluyor. Kitabın taşrada geçen hikâyesi, insanın içinde taşıdığı sebepsiz kederle kuşatılmasını ve geçmişte yaşananları unutmanın yükünü önümüze koyuyor. Tunç ile romanını ve yazı serüvenini konuştuk. Kitabın adından başlayalım dilerseniz. Romanın kahramanı Mürşit’in içindeki yumruyu tanımlayan duygu weltschmerz ya da sizin dünya ağrısı olarak kullandığınız, tam

    Read more →