Jorge Luis Borges

  • Jorge Luis Borges, Arjantinli öykü yazarı Adolfo Bioy Casares ile akşam yemeklerini Casares’in evinde yiyip ardından birlikte yazmaya başladıklarını anlatır. İki yazarın bir masaya oturup aynı metin üzerine çalışması oldukça garip gelebilir fakat onlar, bundan büyük bir keyif alırlar. Ortak metinlerine H. Bustos Domecq diye imza atan iki yazarın deneyimini Borges şöyle anlatır: “Beraber yazdığımızda

    Read more →

  • Arjantinli yazar Jorge Luis Borges Harvard’da verdiği derslerin birinde metafor ve onun dildeki sınırsız imkânlarından bahseder. Ona göre metaforlar, dilden önce ortaya çıkan eksik ve ucu açık tanımlamalardır ve metaforun işaret ettiği kavramı kendi aklımızda tamamlamamız gerekir. Metaforların sınırlı sayıdaki birkaç kalıba bağlı olduklarını dile getiren Borges’e göre bu kalıplar ‘neredeyse sonsuz çeşitlemelere’ açıktır. Roland

    Read more →

  • He wrote about a fantastical library, a paradise of books; author Jorge Luis Borges’ famous The Library of Babel gave world literature an unparalleled story of a vast treasury of books. Published in 1941, The Library of Babel is the story of a library in which every work is composed of “spaces, commas, and an

    Read more →

  • Cenneti bir tür kütüphane olarak düşleyen Jorge Luis Borges, edebiyatımıza hayali kütüphanelerin en meşhuru Babil Kitaplığı’nı armağan ettiği o benzersiz öyküsünde, şöyle kışkırtıcı bir cümle kurar: “Kitaplık’ta gelmiş geçmiş kitapların tümünün bulunduğu açıklandığında, ilk izlenim engin bir mutluluktu. İnsanlar, el değmemiş, gizli bir hazinenin sahibi gibi oldular.” Borges’in 1941’de yayımlanan ve Ficciones: Hayaller ve Hikâyeler

    Read more →

  • Usta yazar Jorge Luis Borges pek çok gazete için kitap eleştirisi yazmak zorunda olduğundan söz eder. Eleştirilerini yazmayı istediği kitapları ‘genellikle’ kendisi seçse de zevkini de bir kenara bırakmaz: “Örneğin biri benden edebiyat tarihi hakkında çıkan bir kitap için eleştiri yazısı istedi. Kitapta birçok gaf ve saçmalık buldum ve yazarını şair olarak çok beğendiğim için eleştiri

    Read more →

  • Edebiyatçıların eserlerindeki karakterlere nasıl isim verdikleri okurlar için merak uyandırıcı bir sorudur. Jorge Luis Borges’e “Karakterlerinize isim bulurken belli bir yönteminiz var mı?” diye sorulduğunda, usta yazar şöyle cevap verir: “İki yöntemim var. Birincisi dedelerimin, onların babalarının adlarını kullanmak. Diğeri ise bir şekilde dikkati­mi çekmiş adları kullanmak. Örneğin, bir öykümde sürekli ora­dan oraya gidip gelen

    Read more →

  • Brezilya’da düzenlenen 2014 Dünya Kupası tüm heyecanıyla sürerken futbola biraz mesafeli duran edebiyatın da bu alana ilgisi şimdilerde daha da konuşulmakta. Gazetelerin en iyi futbol kitapları listeleri, dünya yazarlarının sevdiği futbol kitapları hakkında kaleme aldığı yazılar ve kitabevlerindeki futbol kitaplıkları rağbet görmekte. Dünya Kupası’nı fırsat bilen yayıncılar ise dünyanın ‘edebi’ devlerine dikkat çekerken, futbol ile

    Read more →

  • Cenneti bir tür kütüphane olarak düşleyen Jorge Luis Borges’i hafiften biraz huzursuz edebilecek gelişmeler yaşanıyor. Dijital bilgi çağında okuma alışkanlıklarımız değişirken, teknolojinin bize armağan ettiği bu yeni alanlara kitapsız kütüphaneler eklendi. ABD’nin Teksas eyaletindeki San Antonio kentinde geçtiğimiz eylülde açılan bu dünyanın ilk kitapsız kütüphanesinin koleksiyonu tamamen dijital eserlerden oluşuyor. Geleneksel kütüphanelerin yerini daha ışıltılı,

    Read more →

  • Salâh Birsel denemelerin güler yüzlü olması gerektiğinden söz ederken, “Denemecilerin üslupçu olmaları, dilin inceliklerini elde etmiş olmaları gerekir. Denilebilir ki, deneme, şiirden sonra, daha doğrusu şiirle birlikte, az sözle çok söyleme sanatıdır.” der. Arjantinli yazar Alberto Manguel’in Türkçedeki yeni kitabı Okumalar Okuması, hem okuma ve yazma üzerine bir hazineyi içinde barındırıyor hem de Birsel’in tanımını

    Read more →

  • Edebi türler arasındaki sınırın gittikçe daha da şeffaflaştığı bir çağdayız; artık edebiyat türlerini kesin çizgilerle ayırmak mümkün değil. Eleştirmen René Wellek’in dediği gibi, “Zamanımızın hemen hemen bütün yazarları için tür farklılıklarının bir önemi kalmamıştır. Sınırlar sürekli ihlâl edilmekte, türler birleştirilmekte ya da iç içe geçmekte, eski türler atılmakta ya da dönüştürülmekte, yeni türler oluşturulmaktadır.” Yazma

    Read more →