James Joyce

  • 1980’li yıllardan sonra yüksek kültür ile popüler kültür arasındaki hararetli tartışma pek çok alana olduğu gibi edebiyata da yansır. Özellikle popüler romanlara kültürel çalışmalar alanından bakıldığında ortaya çıkan tablo tartışmaları beraberinde getirir. Kanadalı edebiyat eleştirmeni ve akademisyen Peter Swirski, popüler kültür ile yüksek kültürün sürekli etkileşim içinde olduğunu söylerken, Antony Easthope’un deyişiyle bir kitabı popüler

    Read more →

  • Edebi türler arasındaki sınırın gittikçe daha da şeffaflaştığı bir çağdayız; artık edebiyat türlerini kesin çizgilerle ayırmak mümkün değil. Eleştirmen René Wellek’in dediği gibi, “Zamanımızın hemen hemen bütün yazarları için tür farklılıklarının bir önemi kalmamıştır. Sınırlar sürekli ihlâl edilmekte, türler birleştirilmekte ya da iç içe geçmekte, eski türler atılmakta ya da dönüştürülmekte, yeni türler oluşturulmaktadır.” Yazma

    Read more →

  • 90’lı yıllarda 50 yaşındaki marangoz ve yazma konusunda biraz yeteneksiz John Baldwin, çok satacak bir roman yazmak ister. Uzun yıllar çoksatan romanlar üzerine araştırma yaptıktan sonra böyle bir kitabın nasıl ‘imal’ edileceğini bulur ve on maddelik bir reçete hazırlar. Kahramanların birbirine âşık olması, birbirini öldürmesi gerektiği gibi öneriler vardır reçetede. Hikâyeden yoksun, elinde pek güvendiği

    Read more →

  • Bir yazarın ölümüyle eserlerinin, ailenin diğer fertlerine miras kalması hep tartışma konusu olmuştur. Kimi zaman aile içinde bir kavga başlar, kimi zaman yayıncılar gürültüyü koparır. Aynı zeminde buluşmak neredeyse imkânsızlaşır. İrlandalı usta yazar James Joyce, 14 Ocak 1941’de hayata veda ettiğinde, ardında onlarca kitap bırakmıştı. Ulysses, Dublinliler, Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi, Sürgünler… Joyce’un

    Read more →