Italo Calvino

  • Italo Calvino’nun o meşhur metni ile başlarsak “Klasikleri Niçin Okumalı?”da “Klasikler, genellikle, ‘okuyorum’ yerine ‘yeniden okuyorum’ ifadesini kullandığımız kitaplardır”. Tolstoy, Dostoyevski, Çehov ve Turgenyev gibi Rus klasik yazarlar dışında Rus edebiyatından yazarların hem Batı’da hem de ülkemizde çokça bilindiği söylenemez. Bu içine az bilinirliği ve Rus edebi kanonunu dünyaya açmak isteyen Rusya, on yıllık Rusça

    Read more →

  • İngilizler taklidin en iyi övgü biçimi olduğunu söyler. Bunu sanatın her dalına yaymak mümkün, fakat edebiyat söz konusu olduğunda ortaya çıkan ‘yeni’ eserin sebep olduğu sonuçlarla yüzleşmek sıkıntılı olabiliyor. Son dönemde sayısı iyice artan ‘klasikleri yeniden yazma’ vakasına bir yenisi daha eklendi: Jorge Luis Borges’in meşhur eseri Elif‘ten (Alef) yola çıkarak yazılan El Aleph Engordado

    Read more →

  • Herkesin, okuduğu kitapla kaynaşamadığı zamanlar olmuştur. Okur ne kadar çabalasa da kitap bir türlü akmaz. Onu bitirip bitirmeme kararsızlığı okuyanı kuşatır ve kitabı yarıda bıraktığında yerini suçluluk duygusuna terk eder. Okurun tıkandığı, bıkkınlık hissettiği anlarda kitabı yarıda bırakma hakkı var mıdır? Bu soru bir tartışmayı da beraberinde getirir. Söz konusu, herkesin dilinden düşmeyen klasikler ise

    Read more →

  • Şehirlerin öyküsü biraz da insanın kendi hikâyesidir. Hele kadim bir şehrin peşindeyseniz, tarihin belleğinin en ücra köşelerine uzanmanız gerekir. Nefesinde medeniyet taşıyan bir kentin her zerresi, büyük bir dünyaya davet eder insanı. Tanpınar’ın Beş Şehir’i, Italo Calvino’nun Görünmez Kentler’i hep o sırrın ardına düşmüştür. “Şehirlerin göksel kaderine inananlar, o kaderin gökyüzünden göründüğünü bilirler. Diyarbakır, gökyüzünden

    Read more →