ibrahim yıldırım

  • Edebiyatımızın üretken kalemlerinden İbrahim Yıldırım, yeni romanında yaşarken adı unutulmuş bir şairin gözünden Türkiye’nin sancılı birkaç dönemine odaklanıyor. Birkaç türün içiçe geçtiği romanda betimlenen darbe sonrası hayatlar ve huzursuz anlar, Yıldırım’ın deyişiyle ülkedeki karanlık karnavalı işaret ediyor. Edebî yolculuğunda, “Bir insanı nereye kadar tanıyabiliriz?” sorusunun peşine düşen yazarla Türkiye’nin “sıkıntı  tarihi” olarak tanımladığı son romanını…

    Read more →

  • Okur, önce kitabın adıyla karşılaşır. Hatta bu buluşma seneler sonra yazarı unutturup kitabın adının zihinlerde kaldığı bir duruma dönüşebilir. Kitabın ismi içeriğinden rol çalmaya eğilimlidir; çoğu kez metnin kendisinden daha çok şey vaat eder. Yazar için metne kimliğini veren ismi bulmak zorlu bir uğraştır. Salâh Birsel’den ödünç bir ifadeyle, “Kitap adları fırdır. Tam ele geçireceğinizi…

    Read more →

  • Usta yazar Haruki Murakami’nin 2009’da Japonya’da yayımlanan üçlemesi 1Q84, geçtiğimiz günlerde Türkçede tek cilt halinde, 1.022 sayfa olarak okurla buluşmuştu. Murakami’nin romanı, öyle hemencecik çantanıza atıp yanınızda dolaştıramayacağınız kalınlıkta olunca, haliyle pek çok okurdan homurdanmalar yükseldi. Yine yakın dönemde dilimize kazandırılan önemli romanlar hacimleriyle dikkati çekti: Roberto Bolaño – 2666 (992 sayfa); J. M Coetzee…

    Read more →

  • Photo by Priscilla Du Preez on Unsplash Cemil Meriç’in “bütün eserlerini” yayına hazırlayan oğlu Mahmut Ali Meriç, 2006 yılında yayımlanan Kırk Ambar’ın yeni baskısında babasının eserlerine müdahale ettiğini açıklamıştı. O dönemde çok tartışılan bu konuyu Aksiyon dergisi, Muhsin Öztürk imzalı bir haberle sayfalarına taşımıştı. Mahmut Ali Meriç’in bu tutumu farklı yazarlar tarafından eleştirildi, tepkiler dile getirildi; ne var…

    Read more →