Haydar Ergülen

  • İngiltere’nin en saygın edebiyat ödülü Man Booker’ın bu yılki sahibi, geçtiğimiz ay Avustralyalı yazar Richard Flanagan oldu. The Narrow Road to the Deep North isimli romanıyla bu ödüle layık görülen yazara 50 bin sterlin para ödülü verildi. Flanagan, bu yüksek miktardaki ödülü almadan önce, kömür madeninde çalışmaya hazırlandığını dile getirmiş ve yalnızca kitap yazarak geçinmenin

    Read more →

  • Edebiyatçılarıın en çok sevdiği hayvanların başında kuşkusuz kedi gelir. Kedinin bu cazibesini neye borçlu olduğunu kestirmenin zorluğu bir yana, buna anlam vermek beyhude bir uğraştır. Bir kedisever olan Tomris Uyar’ın deyişiyle, “Çoğu edebiyatçıya ve sanatçıya esin kaynaklığı eden kedinin asıl hayranlık uyandıran yanı, belirsiz bir dünyanın sınırlarını çizmek ve o sınırlara ayak uydurmak becerisi olmalı.”

    Read more →

  • Türk sinemasının ‘Sultan’ı Türkân Şoray, geçtiğimiz aylarda kadim dostu Selim İleri’ye son model ve tam donanımlı bir bilgisayar armağan etti. Bugüne kadar bütün eserlerini daktilo ile yazan ve bir çeşit bilgisayar korkusu yaşayan Selim İleri, ilk günlerde dokunamadığı bilgisayar ile yavaş yavaş yazı tecrübelerine girişti. Bu da ister istemez, ‘Selim İleri, iyi-kötü günleri birlikte geçirdiği,

    Read more →

  • Edebiyatta özellikle baba-oğul ilişkisi çokça işlenen temalardandır. Kopuk, gergin ve sürekli çatışan bir ilişkiler ağı kendini belli eder. Hele yazar bir babanın/annenin çocuğu olmak başlı başına bir başka çatışmanın/buluşmanın alametidir. Tüm babaları yazar zannederek büyüyen Cahit Zarifoğlu’nun kızı Betül Zarifoğlu Koç’un, evdeki çoğu vaktini yazmakla geçiren babasına dair anlattıklarını dinleyelim: “İlkokul 2. sınıfta, bir arkadaşımın

    Read more →

  • Usta yazar Bilge Karasu, Narla İncire Gazel adlı kitabında şöyle bir anısından bahseder: “Anam her kışın en karanlık noktasında, eve girerken bir nar atardı yere, bütün gücüyle; parçalanıp iyice dağılsın diye. Evin beti bereketi niyetine… Ardından hızla süpürüp silerdi ortalığı. Bir iki gün sonra, narın patladığı yerden çok uzakta incecik bir çıtırtı duyduğum olurdu ayağımın

    Read more →

  • Edebiyat dergilerinin klasikleri arasında yer alan The Paris Review’da Borges’e “İdeal okurunuz kimdir?” diye sorarlar, usta yazar bu soruya karşılık, “Birkaç yakın arkadaşım herhalde. Kendimi saymıyorum çünkü yazdıklarımı asla tekrar okumam. Yazdıklarımı okuyun­ca sonuçta çok utanç duymaktan korkuyorum.” der. Aynı dergide bu kez Marquez’in payına “Kim için yazıyorsunuz?” sorusu düşer. Şöyle cevaplar Marquez: “Ben yazarken,

    Read more →

  • Gülten Akın ABD’deki Uluslararası Şiir Forumu, 1968’de her ülkenin ‘yaşayan en büyük şairi’ni seçer. Yarışmanın Türkiye jürisi, oybirliğiyle ‘Yaşayan En Büyük Türk Şairi’ olarak Dağlarca’yı gösterir. Dağlarca da ölümüne kadar, tam 40 yıl bu sıfatla anılır. Dağlarca’nın vefatından sonra, ‘Yaşayan En Büyük Türk Şairi’ unvanını kimin alacağı konuşulmaya başladı. Kimileri ‘Böyle bir unvana gerek yok.’

    Read more →

  • Şair Metin Altıok’un anısına, Kırmızı Yayınları ve Altıok ailesi tarafından bu yıl ilk kez verilen Metin Altıok Ödülü’nün sahibi Haydar Ergülen, ödülünü önceki gün İTÜ Maçka Yerleşkesi Mustafa Kemal Amfisi’nde düzenlenen törenle aldı. Kültür ve sanat dünyasından pek çok ismin katıldığı programda bu tarz törenlerde alışık olmadığımız bir kalabalık vardı. Kırmızı Yayınları’ndan Fahri Özdemir, Metin

    Read more →