Charles Dickens
-
Edebi türler arasındaki sınırın gittikçe daha da şeffaflaştığı bir çağdayız; artık edebiyat türlerini kesin çizgilerle ayırmak mümkün değil. Eleştirmen René Wellek’in dediği gibi, “Zamanımızın hemen hemen bütün yazarları için tür farklılıklarının bir önemi kalmamıştır. Sınırlar sürekli ihlâl edilmekte, türler birleştirilmekte ya da iç içe geçmekte, eski türler atılmakta ya da dönüştürülmekte, yeni türler oluşturulmaktadır.” Yazma
-
20. yüzyılın usta şairi T. S. Eliot (1888-1965), iki yıl kadar üzerinde çalıştığı Çorak Ülke’yi yazdıktan sonra arkadaşı Ezra Pound’a gösterir. Pound, şiirin ilk taslağından tam 360 dizeyi siler. Nihayetinde geriye 434 dize kalır ve eser böylece yayımlanır. Eliot’a seneler sonra bir söyleşisinde “Çorak Ülke’nin orijinal, üzerinde oynanmamış müsveddelerini saklıyor musunuz?” diye sorulur. Şair “Hiç
-
Fotoğraf – Musa İğrek Sevdiği bir yazarın yaşadığı mekânı dolaşmak bir okur için, büyülü dünyaya kapı aralamak gibidir. Her birinde bir hatıranın gizlendiği fotoğrafl arı, el yazıları, giysileri, yazı masası, saati sahibini oracıkta bekler durur. Yürüdüğü merdivenden usulca çıkmak, baktığı pencereden aynı gökyüzünü seyretmek, duyduğu seslerden aynı tadı yakalamak… Yazar evin bir köşesinden çıkıp “Ey
-
Charles Dickens (1812-1870) Bizdeki yıldönümü kutlamaları yazarın ‘hayatı, sanatı ve eserleri’ çerçevesinde bir sempozyumdan, yazar hakkında öteden beriden toplanmış yazıların yer aldığı bir kitaptan ve tozlu bir sandıktan çıkmış fotoğrafların sunulduğu sergiden öteye geçemiyor. Bunun için 2008’deki Yahya Kemal, 2009’daki Katip Çelebi Yılı’na ve bu yıl 400. doğum yılını kutladığımız Evliya Çelebi için yapılan etkinliklere