Bilge Mimar

  • “İki-üç cümlenin arasına çok felsefî manalar katardı. Bu sözlerine alışmıştım. Bazen de karşı çıkardım. Mesela Konfüçyüs’ü çok büyük bir makama oturturdu. ‘Aman bu adamı ne kadar büyütüyorsun, neredeyse peygamber yerine koyacaksın’ diye söylenirdim. O da ‘Ta uzaklardan sesleri kalmış bunların, onlar gibi düşünelim.’ derdi. Ben de ‘Tamam oldu Hazreti Konfüçyüs.’ derdim. Yağmurlu havalarda pencere kenarında

    Read more →