Bilge Karasu
-
“Hastalık” kelimesi huzursuzluğu içinde barındırır. Tıpkı huzursuzluk gibi hastalığı da tarif etmek zordur. Bilge Karasu hayatının son dönemlerinde kaleme aldığı, yarım kalan “Acı Çeken Gövde” adlı denemesinde şöyle der: “İnsan neyi betimlemeğe kalkmamış ki ağrıyı da betimlemeğe girişmiş olmasın?” Pankreas kanserinin pençesindeki Karasu bu kısa metinde bedenini ele geçiren amansız hastalığı anlamaya çalışırken, okuru Virginia
-
Edebiyatçılarıın en çok sevdiği hayvanların başında kuşkusuz kedi gelir. Kedinin bu cazibesini neye borçlu olduğunu kestirmenin zorluğu bir yana, buna anlam vermek beyhude bir uğraştır. Bir kedisever olan Tomris Uyar’ın deyişiyle, “Çoğu edebiyatçıya ve sanatçıya esin kaynaklığı eden kedinin asıl hayranlık uyandıran yanı, belirsiz bir dünyanın sınırlarını çizmek ve o sınırlara ayak uydurmak becerisi olmalı.”
-
Günümüz İspanyol edebiyatının usta isimlerinden Carlos Ruiz Zafón’un Türkçeye Rüzgârın Gölgesi adıyla çevrilen kitabında, henüz çok genç olan Daniel Sempere adındaki genç kitapçı babasıyla birlikte Unutulmuş Kitaplar Mezarlığı’nı ziyaret eder. Babası, oğlundan bir kitap seçmesini ve onu evlat edinmesini ister. Genç Daniel, mezarlıktan daha önce hiç adını ve yazarını duymadığı bir romana uzanır. Bu romandan
-
Usta yazar Bilge Karasu, Narla İncire Gazel adlı kitabında şöyle bir anısından bahseder: “Anam her kışın en karanlık noktasında, eve girerken bir nar atardı yere, bütün gücüyle; parçalanıp iyice dağılsın diye. Evin beti bereketi niyetine… Ardından hızla süpürüp silerdi ortalığı. Bir iki gün sonra, narın patladığı yerden çok uzakta incecik bir çıtırtı duyduğum olurdu ayağımın
-
Photo by laura adai on Unsplash Usta yazar Bilge Karasu, Türk edebiyatının başka dillere çevrilmesi konusunda yıllar öncesinden bakın neler demiş: “Bugüne dek, çeviri dediğimizde, amaç dilin Türkçe olduğunu düşünerek konuştuk daha çok. Türkçe metinlerin yabancı dillere çevrilmesi, yıllar boyu, büyük birer ‘olay’ oldu bizim için. Son yıllarda ise ‘tanınmak’, bilir-bilmez, düşünülür-düşünmez pek çoğumuzu konuşturan bir konu haline