Bedri Rahmi Eyüboğlu
-
Amerikan edebiyatının ustalarından Edgar Allan Poe’nun her doğum gününde, şafak sökmeden mezarına gül bırakan esrarengiz bir yabancıdan söz edilir. Rivayete göre, gülü bırakan kişi aslında 1998’de ölmüştür ve bu sadık Poe hayranı, geleneği iki oğluna bırakmıştır. 1940’lardan berisüregelen ve herkesin kuşaktan kuşağa geçeceğini beklediği bu ritüel, 2009’dan sonra gerçekleşmez oldu. Baltimore’daki Edgar Allen Poe Müzesi
-
It probably wouldn’t be wrong to argue that those who best pay attention to what is going on in the world are poets and painters. They reveal whatever they have collected in their sacks when the time is right. What we have to do then is to take a walk before their benches to look
-
‘Dünyanın içindekilere, dışındakilere en iyi kulak verenlerin başında şairler, ressamlar gelir’ desek herhalde pek de kimse karşı çıkmaz. Heybelerine topladıkları, vakti gelince yuvalarından çıkar. Bize de tezgâhlarından geçip önümüze düşenleri büyük bir hayretle izlemek düşer. O alelade, dönüp bakmadığımız ‘şey’ler, nasıl cezbedici bir havaya bürünür, nasıl içine çeker, anlam vermek zorlaşır. Susarız. Bu büyülü dünyanın
-
İstanbul Modern’de açılan ‘Gelenekten Çağdaşa-Modern Türk Sanatında Kültürel Bellek’ adlı sergide Erol Akyavaş’ın Hallac-ı Mansur adlı devasa ‘vav’ tablosu ile tam karşısında duran sülüs nesih hatla yazılmış tarihi levhası arasına şöyle uzunca hayali bir ip gerdiğinizde serginin sırrı ve Türk sanatındaki gelenek-modern-çağdaş üçlemesinin serencamı kendini ele verecektir. Bu sarkacın ucunda sadece Akyavaş yok. Bedri Rahmi
-
– Yan salonda sanat fuarı var.– Gördüm.- Gezelim mi biraz?– Olur, çok kalmayalım ama…– Pekala, biraz dinlenmiş oluruz. Ellerinde tüm stantları kucaklamışçasına kitap dolu poşetlerle sanat fuarının yolunu tutan bu diyaloğun sahibi çifte, Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun ‘Sanat faydalı olmalıdır.’ sözünü hatırlatmak isterdik. 28. İstanbul Kitap Fuarı’na gelenler için sanat hakikaten faydalıydı. Biraz kulak kabartınca kitap
-
“Çok sevdiğim Türk halkına, belki de bu son seslenişimdir.” cümlesiyle başlamıştı sitem dolu mektubuna. Hastanede başına gelenleri ‘başkaları yaşamasın’ diye anlatırken epey dertliydi. Koğuştaki hanımefendinin şakur şukur atan kalp pilleri mi dersiniz, sırtında oluşan yaraları mı… Zor zamanlardı onun için. Çok geçmedi, Zaman’da yayımlanan mektubun ardından. Sessiz sedasız dün yola koyuldu. 70 yaşında mekân değiştirdi.
-
Kültür ve Turizm Bakanlığı, yıllar önce çeşitli devlet kurumlarına ve bakanlıklara verdiği ünlü ressamlara ait tabloları geri topluyor, yerine ise reprodüksiyonlarını veriyor. Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi’nin envanterine kayıtlı Muzaffer Genç’ten Feyhaman Duran’a, Hikmet Onat’tan Süleyman Seyit’e, Sami Yetik’ten Zeki Serbest’e kadar usta ressamlara ait bu tablolar, müzenin galerisinde sergilenecek. Müzeye şimdiye kadar Cumhurbaşkanlığı’ndan