Alberto Manguel

  • Edebiyatseverlerin yakından tanıdığı yazar, çevirmen, editor ve kütüphaneci Alberto Manguel geçtiğimiz hafta kütüphaneler hakkında konuşmak için Londra’daki Britanya Ulusal Kütüphanesi’ndeydi (British Library). Kütüphanenin konferans serisinden biri olan bu buluşma, pek çok Manguel okurunu bir araya getirirken, etkinlik kütüphanelere ve kitaplara bir övgüydü. Britanya’nın saygın gazetelerinden The Guardian kitap eki editörü Claire Armitstead ile yazarlık serüveni,

    Read more →

  • Yavaş oku mutlu ol!

    Etrafımızı kuşatan dijital çağda yavaşlık kelimesinin gittikçe rafa kalktığı ürkütücü zamanlardayız. Milan Kundera’nın deyişiyle ‘hız iblisi’ne teslim olan çağımız, “kendi anımsamak istemediğini bize anlatmak için hızını artırır; çünkü kendinden bıkmıştır; kendinden tiksinmektedir.” Bu hızlı ve telaşlı zamanlardan okuma eylemi de nasiplenmekte. Birçok metni baştan sona okumaya sabredemeyip üstünkörü bilgilerle yetinmek artık bir hayat tarzına dönüşmüş

    Read more →

  • Herkesin, okuduğu kitapla kaynaşamadığı zamanlar olmuştur. Okur ne kadar çabalasa da kitap bir türlü akmaz. Onu bitirip bitirmeme kararsızlığı okuyanı kuşatır ve kitabı yarıda bıraktığında yerini suçluluk duygusuna terk eder. Okurun tıkandığı, bıkkınlık hissettiği anlarda kitabı yarıda bırakma hakkı var mıdır? Bu soru bir tartışmayı da beraberinde getirir. Söz konusu, herkesin dilinden düşmeyen klasikler ise

    Read more →

  • Hepimizin içinde saklı bir yazar olduğu söylenir. Yazma arzusuyla yanıp tutuşan pek çok hevesli, yazacağı kitabın raflarda okurunu beklediğinin hayalini kurar. Roland Barthes’ın deyişiyle, “Tam olarak okumayı sevdiğimiz yazar gibi yazmayı arzulamayız kesinlikle; arzuladığımız şey, yazı yazan kişinin yazarken duyduğu arzunun kendisidir ya da daha da ileri giderek şunu söyleyebiliriz: Yazarın yazarken okura duyduğu arzuyu

    Read more →

  • Edebiyat çevirisinin ülkemizde çok da önemsendiğini söylemek doğru olmaz. Türkçenin özensiz kullanıldığı çevirileri bir kenara bırakırsak, bu çeviri eylemi Alberto Manguel’in deyişiyle, ‘basit bir saf değiş-tokuş’ olarak değerlendirilemez. Kültürün vazgeçilmez bir dinamiği olan çeviri, Tomris Uyar’ın tespitiyle “Türkiye edebiyatına her zaman taze bir kan, yeni bir soluk getirmiş, öz yapıtları etkilemiş, dilin olanaklarını genişletmiş. Kapalı

    Read more →

  • Sevdiği yazarın yeni bir kitabının yayımlanması okuru heyecanlandırır. Okurun zaafını bilen yayıncılarsa bu heyecanı suistimal edip kitabın pazarlamasını daha cazip kılabiliyor. Bu tutum yazarın sadık okurlarını elbette rahatsız eder. Çünkü okur, sevdiği ve hayranlık duyduğu yazarın, pazarlama stratejisinin merkezine doğru çekilmesi karşısında çaresizdir. Türkiye’de de hatırı sayılır bir okur kitlesi olan Japon yazar Haruki Murakami’nin

    Read more →

  • İdeal okur kimdir?

    Okurlar da tıpkı edebi türler gibi çeşit çeşittir. Aralarındaki ayrım kimi zaman ince bir çizgide sürse de bunu tarif etmek kolay değil. Alberto Manguel, Türkçede yakın zamanda yayımlanan Okumalar Okuması adlı kitabının “İdeal Okurun Tanımına Yönelik Notlar” başlıklı denemesinde ideal okurun tarifini veriyordu. Manguel’in bu hayli kışkırtıcı denemesi, son dönemlerde pek çok yazarın şikayet ettiği

    Read more →

  • Cenneti bir tür kütüphane olarak düşleyen Jorge Luis Borges’i hafiften biraz huzursuz edebilecek gelişmeler yaşanıyor. Dijital bilgi çağında okuma alışkanlıklarımız değişirken, teknolojinin bize armağan ettiği bu yeni alanlara kitapsız kütüphaneler eklendi. ABD’nin Teksas eyaletindeki San Antonio kentinde geçtiğimiz eylülde açılan bu dünyanın ilk kitapsız kütüphanesinin koleksiyonu tamamen dijital eserlerden oluşuyor. Geleneksel kütüphanelerin yerini daha ışıltılı,

    Read more →

  • Salâh Birsel denemelerin güler yüzlü olması gerektiğinden söz ederken, “Denemecilerin üslupçu olmaları, dilin inceliklerini elde etmiş olmaları gerekir. Denilebilir ki, deneme, şiirden sonra, daha doğrusu şiirle birlikte, az sözle çok söyleme sanatıdır.” der. Arjantinli yazar Alberto Manguel’in Türkçedeki yeni kitabı Okumalar Okuması, hem okuma ve yazma üzerine bir hazineyi içinde barındırıyor hem de Birsel’in tanımını

    Read more →

  • Amerikalı yazar John Williams (1922-1994) Stoner adlı romanını 1965’te kaleme almıştı. Yazarın kendi hayatıyla benzerlikler taşıyan eserin konusu kısaca şöyle: William Stoner ziraat fakültesini bitirip babasının çiftliğini devralmak için yola düşer. İngiliz edebiyatına merakı, onu bu alana yöneltir. İnişli çıkışlı bir evliliğe rağmen aşkı bulan Stoner sönük ve sıradan bir akademisyen sayılmasına rağmen işini coşkuyla

    Read more →