Ahmet Hamdi Tanpınar

  • Orhan Pamuk’un, ‘kendimi en yakın hissettiğim romancı’ dediği Ahmet Hamdi Tanpınar’ın, eşya ile ilişkisi biraz karmaşık ve derin. Abdullah Efendi’nin Rüyaları‘ndaki, eşyaya karşı bu büyülenmenin izleri sarsıcıdır: “Eşyanın sükûneti, değişmez manzarası onun için hayatta bir teselli ve zevk kaynağı idi. Bir insan, en yakınımız bile, çarçabuk değişebilirdi. Fakat eşya, dalgın ve daüssılalı uykularında hep aynı

    Read more →

  • Ölümüne yakın günlüğünde denemelerinin, hikâyelerinin, şiirlerinin yeteri kadar, hatta hiç ilgi görmediğinden şikâyet eden Ahmet Hamdi Tanpınar, bütün bunları kendisine karşı yapılan bir ‘sükût suikastı’ olarak değerlendiriyordu. İdeallerine dokunamadığından yakınan Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü ise bu yılın başında The Time Regulation Institute adıyla İngiltere’nin en köklü yayıncısı Penguin tarafından yayımlandı. Edebiyat çevrelerinden ve okurlardan büyük

    Read more →

  • Korsan kitapların önüne geçme konusunda kendini hafiften de olsa toparlamaya çalışan ülkemizde, internet üzerinden yapılan ve “dijital korsan” olarak adlandırılan fikir hırsızlıklarına karşı ciddi bir gelişme olduğu söylenemez. Kısa bir örnekle devam edersek, internet devi Google’dan sevdiğiniz bir yazarın, hele epey popüler bir isimse, kitabını yüzlerce siteden indirmek kolayca mümkün. Bunun yanı sıra e-kitap diye

    Read more →

  • Beşir Ayvazoğlu, yüzyıllardır her kesimden insanın sevdiği ve sahiplendiği Yunus Emre üzerine eleştirel bir kitap yayımladı: Yunus, Ne Hoş Demişsin (Kapı Yayınları). Cumhuriyet sonrası edebiyattan tiyatroya, sinemadan plastik sanatlara uzanan Yunus Emre yorumlarına odaklanan kitap, dönemin kültürel kodlarını ‘bizim’ Yunus üzerinden okuyor. Ayvazoğlu ile kitabını ve Yunus’u konuştuk.  Orhan Okay’dan ödünç alarak soralım, “Yunus Emre’yi

    Read more →

  • Amerikalı yazar John Williams (1922-1994) Stoner adlı romanını 1965’te kaleme almıştı. Yazarın kendi hayatıyla benzerlikler taşıyan eserin konusu kısaca şöyle: William Stoner ziraat fakültesini bitirip babasının çiftliğini devralmak için yola düşer. İngiliz edebiyatına merakı, onu bu alana yöneltir. İnişli çıkışlı bir evliliğe rağmen aşkı bulan Stoner sönük ve sıradan bir akademisyen sayılmasına rağmen işini coşkuyla

    Read more →

  • Usta şair Birhan Keskin’in şiirlerinden oluşan & Silk & Love & Flame (Ve İpek Ve Aşk Ve Alev) adlı seçki İngiltere’de Arc Publications tarafından geçtiğimiz günlerde yayımlandı. Kapağında Keskin’in çektiği fotoğrafın yer aldığı kitaptaki şiirlerin çevirisi, Türk şiirden yaptığı çeviriler ve hazırladığı kitaplar ile bir nevi ‘kültür elçisi’ olarak çalışan George Messo’ya ait. Aynı zamanda

    Read more →

  • Edebi türler arasındaki sınırın gittikçe daha da şeffaflaştığı bir çağdayız; artık edebiyat türlerini kesin çizgilerle ayırmak mümkün değil. Eleştirmen René Wellek’in dediği gibi, “Zamanımızın hemen hemen bütün yazarları için tür farklılıklarının bir önemi kalmamıştır. Sınırlar sürekli ihlâl edilmekte, türler birleştirilmekte ya da iç içe geçmekte, eski türler atılmakta ya da dönüştürülmekte, yeni türler oluşturulmaktadır.” Yazma

    Read more →

  • 42’ncisi düzenlenen Londra Kitap Fuarı, 15-17 Nisan 2013 tarihlerinde Türkiye’yi ağırlayacak. 2004 yılından beri düzenlenen “odak ülke” programının amacı, seçilen ülkedeki yayıncılık ilişkilerine dikkati çekerek yayın endüstrisini öne çıkarmak ve dünyanın geri kalanıyla işbirliği fırsatlarını ortaya koymak. Ahmet Hamdi Tanpınar’a edebiyatımızın uluslararası bir değer kazanması için neyin gerektiği sorulur. Tanpınar, yazarların ve şairlerin dünya ile

    Read more →

  • Bir yazarın ölümüyle eserlerinin, ailenin diğer fertlerine miras kalması hep tartışma konusu olmuştur. Kimi zaman aile içinde bir kavga başlar, kimi zaman yayıncılar gürültüyü koparır. Aynı zeminde buluşmak neredeyse imkânsızlaşır. İrlandalı usta yazar James Joyce, 14 Ocak 1941’de hayata veda ettiğinde, ardında onlarca kitap bırakmıştı. Ulysses, Dublinliler, Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi, Sürgünler… Joyce’un

    Read more →

  • Photo by laura adai on Unsplash Usta yazar Bilge Karasu, Türk edebiyatının başka dillere çevrilmesi konusunda yıllar öncesinden bakın neler demiş: “Bugüne dek, çeviri dediğimizde, amaç dilin Türkçe olduğunu düşünerek konuştuk daha çok. Türkçe metinlerin yabancı dillere çevrilmesi, yıllar boyu, büyük birer ‘olay’ oldu bizim için. Son yıllarda ise ‘tanınmak’, bilir-bilmez, düşünülür-düşünmez pek çoğumuzu konuşturan bir konu haline

    Read more →