-
1939’da henüz sekiz yaşındayken, Nazi zulmünden kaçıp bir mülteci olarak İngiltere’ye sığınan çocuğun en büyük hayali, sanatçı olmaktı. Geride bırakmak zorunda kaldığı ailesi toplama kampında öldü. Londra’nın kuzeyinde savaş döneminden bu yana kendini kapattığı atölyesinde, yılın üç yüz altmış beş gününü üreterek geçirdi. Çok zorunlu olmasa yolculuk yapmadı. Müzelere, sergi açılışlarına ve bienallere yolunu düşürmedi.
-
Gerilim yazarı John Le Carré, 2011 yılında İngiltere’nin uluslararası edebiyat ödülü Man Booker adaylığından geri çekildiğinde büyük bir tartışma başlatmıştı. Yazar, gerekçesini “Bir ödüle aday gösterilmek kuşkusuz yazar için büyük gurur kaynağı. Ben bunu reddederek ödülü ya da veren kurumu küçümsüyor değilim. İyi niyetli olduklarını biliyorum ama bu benim yaşam biçimim. Ödüllere karşıyım.” şeklinde dile
-
Muhalif ve neşeli yazılarıyla dikkat çeken İngiliz yazar Tim Parks geçtiğimiz ay Kitap Zamanı’na verdiği söyleşide Nobel Edebiyat Ödülü’ne eleştirel yaklaştığını dile getirmiş ve şöyle söylemişti: “Edebiyat ödülleri, küresel edebiyat cemaatini ve kitaplar hakkında küresel bir sohbeti sağlamlaştırma modasının parçası. Ödüller kaçınılmaz ve değerlendirmeleri de kaçınılmaz olarak büyük ölçüde anlamsız. Onları ne iyileştirmenin faydası var
-
Marcel Proust, 19. yüzyıl Paris’inin gerçek bir panoramasını sunduğu “Kayıp Zamanın İzinde” adlı romanında “Gerçek cennetler, unuttuklarımızdır.” der. Fransız izlenimci ressam Gustave Caillebotte (1848–1894), Paul Cézanne, Edgar Degas, Claude Monet ve Pierre Auguste-Renoir gibi izlenimcilerin aksine biraz gölgede kalmış, ‘unuttuklarımız’dan. Tabloları saklı bir hazine gibi olan sanatçının eserleri, koleksiyonlardan bir bir çıkmaya başladı. Washington Ulusal
-
İç savaş nedeniyle yaşadığı topraklardan ayrılmak zorunda kalan yüz binlerce mültecinin en büyük hayali, şu günlerde bir Avrupa ülkesine ulaşabilmek. Daha iyi bir yaşam hayaliyle yola düşen mülteciler, bir taraftan kapılarını mültecilere açmayan ülkelerin duyarsızlığına öte taraftan, onları saatlerce tren vagonlarına kilitleyen zihniyete maruz kalıyor. Bu zorlu yolculuğu binbir çileyle bitirenleri ise mülteci kimliğinin üzerlerine
-
Italo Calvino’nun o meşhur metni ile başlarsak “Klasikleri Niçin Okumalı?”da “Klasikler, genellikle, ‘okuyorum’ yerine ‘yeniden okuyorum’ ifadesini kullandığımız kitaplardır”. Tolstoy, Dostoyevski, Çehov ve Turgenyev gibi Rus klasik yazarlar dışında Rus edebiyatından yazarların hem Batı’da hem de ülkemizde çokça bilindiği söylenemez. Bu içine az bilinirliği ve Rus edebi kanonunu dünyaya açmak isteyen Rusya, on yıllık Rusça
-
Dünyanın önemli müzeleri, düzenledikleri sergileri konu alan filmleri sinemada göstermeye başladı. Sinemada sergi, müzenin perde arkasını odağa alarak, serginin üretim aşamasından yerleştirilmesine, sanatçının hayatından müzenin tanıtımına uzanan bir çizgide, bu etkinliğin izleyicinin karşısına çıkmak için nasıl hazırlandığını anlatıyor. Müzeler açısından geniş izleyiciye ulaşmak için önemli bir araç olan sinemada sergi etkinlikleri, sanatı daha erişilebilir kılıyor.
-
Kitabın yazarının merkezde olduğu uluslararası ödüllerin yerini çevirmenlerin aldığı bir sürece girdiğimiz söylenebilir. Geçtiğimiz ay, iki yılda bir verilen saygın edebiyat ödülü Uluslararası Man Booker’ın, yazar ve çevirmeni arasında paylaştırılacağını duyurmasının ardından çevirmenin rolü daha da önem kazandı. Çevirmene odaklanan yeni bir ödül ise Katar’ın başkenti Doha’dan geldi. Bu yıl ilk kez verilecek Şeyh Hamad