-
Teknolojiyle birlikte müzelerin de rolleri değişti. Yakın zamanda, geleneksel müzelerin bu kırılmaya karşı direnme gücü daha da azalacak. Savunma, otomotiv, sağlık, moda ve tasarım olmak üzere pek çok sahada parça ve model üretmek amacıyla kullanılan 3D (üç boyutlu) teknolojisini artık sanat kurumları da kullanıyor. Müzelerin ‘evde sanat eseri üretmek’ fikriyle sanatseverleri çekmek istediği üç boyutlu
-
Fransız şair, senarist Jacques Prevert, 20. yüzyılın en önemli sanatçılarından biri olan Amerikalı heykeltıraş ve ressam Alexander Calder’i (1898-1976) şu dizelerle anar: “Eyfel Kulesi’nin – Üstü Mobil – Altı Stabil / Tıpkı Calder’e benzer / Demirin oymacısı – Rüzgarın saatçisi / Kara canavarları terbiye eden / Güleç mühendis – Tedirginlik veren mimar / Zamanın yontucusu
-
Elias Canetti, sorumluluk duyan birinin yazar olabileceğini söyler ve “Her şeyden önce yazara düşen, kendi iç dünyasında sürekli genişleyen bir yer açmaktır.” der. Sosyal medyanın hayatımızı daha çok işgal etmesiyle okurun ve yazarın sorumlulukları Canetti’nin sözünü ettiği ‘yer açmayı’ daha da zorunlu hale getiriyor. Twitter, Facebook ve Instagram gibi mecralarda yazarla iletişime geçmeyi bekleyen yeni
-
Sanat kurumlarının en büyük gelir kaynaklarından biri sponsorluklar. Kurumu çoğu zaman ayakta tutan bu destek, hayati bir önemi taşıyor. Devletten destek alamayan sanat kurumları ya kapanmayı göze alacak ya da sponsorlarla işbirliğine girerek faaliyetlerini sürdürecek. Fakat müzelere sponsor olan kurumlar kimi zaman izleyiciler ve aktivistler tarafından eleştirilebiliyor. Geçtiğimiz yıl, Britanya petrol devi BP’nin sanat kurumlarına
-
Tomris Uyar’ın her yazar olmak isteyenin masanın üstüne kondurması gereken benzersiz bir tespiti vardır: “Popüler olmak, edebiyatta zannedildiği kadar önemli bir şey değil. Edebiyatta tiraj, daha çok insanın aklında kalan ve çocuklarına aktardığıdır.” Bu tespitini biraz daha açan Uyar, edebiyatın kötü bir öç alma biçimi olduğuna dikkat çeker: “Edebiyat siler.” Fakat edebiyat tarihi büyük bir
-
İtalya’nın Picasso’su ya da Andy Warhol’u olarak görülen Lucio Fontana (1899-1968), yirminci yüzyılın en etkin sanatçılarından biri. Bu öncü ismin eserleri sanat piyasasını gittikçe daha da hareketlendiriyor. Sotheby’s, Christie’s gibi ünlü müzayede evlerindeki yüksek rakamlı satışların yanı sıra Londra, Milan ve New York’taki galerin ve müzelerin açtığı Fontana sergileri dikkat çekiyor. Delinmiş ve kesilmiş tablolarıyla
-
İngiltere’nin başkenti Londra’nın en önemli sanat mekânlarından Royal Akademi, Çinli muhalif sanatçı Ai Weiwei’nin (1957) Londra’daki ilk büyük sergisine ev sahipliği yapıyor. Çin hükümetinin insan hakları ve demokrasi konusundaki tutumunu her fırsatta eleştiren sanatçı, bu tavrı ile devletin makbul görmediği bir sanatçı. Weiwei’nin 1985’ten günümüze uzanan eserlerinin yer aldığı sergi, yerel anlamları içermesi kadar tüm
-
Yeryüzünde yayımlanan tüm kitapları, Google Books (Google Kitaplar) projesiyle, bir çatı altında toplamayı amaçlayan İnternet devi Google’ın bir süredir New York mahkemesi ile başı dertteydi. Telif hakkını ihlal ettiği gerekçesiyle Amerika’daki Yazarlar Birliği’nin 10 yıldır süren dava süreci nihayete erdi. Türkiye’de pek ses getirmese de New York mahkemesi geçtiğimiz Cuma günü kararını verdi. ABD’de temyiz
-
Zaman zaman yazar ve yayıncıların eleştirilerine maruz kalan online kitap satış devi Amazon, geçtiğimiz hafta salı günü, önümüzdeki beş yıl içinde çeviriye 10 milyon dolar yatırım yapacağını duyurdu. Amazon’un bünyesindeki Amazon Crossing’in çatısı altında gerçekleşecek proje, çeviri kitap çeşitliliği artırmayı amaçlıyor. Dünya edebiyatına yeni sesler kazandırmayı hedefleyen teşvik, çeviri kitap pazarında az görülen dillere ve
-
Çağımızın iki oyun yazarı, 2005’te Nobel Edebiyat Ödülü’nü alan İngiliz Harold Pinter (1930-2008) ile Amerikalı Arthur Miller (1915-2005), 17 Mart 1985’te, hapisteki Uluslararası PEN üyesi yazarları ziyaret etmek için Türkiye’ye gelir. PEN adına gelen iki yazarın çevirmenliğini Orhan Pamuk ve Gündüz Vassaf üstlenir. 12 Eylül baskısı altındaki aydınlara destek olmak zorlu bir süreçti ve kötü