• Türkiye’nin dört bir yanından Malatya’nın şirin ilçesi Darende’ye gelenlerin coşkusu, önceki gün Tohma Irmağı’nın sesine karıştı. 8. Darende, Somuncu Baba ve Hulûsi Efendi Kültür Etkinlikleri, yediden yetmişe herkesi bir araya getirmişti. Günler öncesinden hazırlıkları yapılan etkinlik için Ankara’dan, İzmir’den, Bursa’dan, Konya’dan, Osmaniye’den, daha da ötesinde İngiltere’den gelen misafirler vardı. Tohma Irmağı’nın kıyısında düzenlenen Somuncu Baba…

    Read more →

  • Bedeninin bir parçası olmuş tahta bacakla, hayata tutunmaya çalışan bir çocuk… Mermi izlerinin gölgelediği duvarın kenarında, oyuna katılamadığı için üzgün bir halde bekliyor. Yanında da bir gözü gölgede kalmış, elindeki bebeğe sıkı sıkı sarılmış bir çocuk var. Hemen arkada ise minik cüssesiyle utancından ellerini yüzüne götürmüş bir kız. Mermilerin delip geçtiği iki duvar arasında boy…

    Read more →

  • Haliç’in kıyısında, Hasköy’de bir şapka fabrikası… Şehrin sakinlerini sıcağa, toza dumana esir etmemek için harıl harıl çalışıyor. Makine sesleri, top top renkli kumaşların arasına karışıyor. İşçilerin kimi kalıp çıkarıyor, kimi yeni modeller üretiyor, kimi de tezgâhın başında şapkaları paketliyor. Bu görüntü böyle uzun yıllar sürüp gidiyor. 1980’in sonuna doğru ise ekmeğini şapkadan kazanan işçilerin sesi…

    Read more →

  • Şehirlerin öyküsü biraz da insanın kendi hikâyesidir. Hele kadim bir şehrin peşindeyseniz, tarihin belleğinin en ücra köşelerine uzanmanız gerekir. Nefesinde medeniyet taşıyan bir kentin her zerresi, büyük bir dünyaya davet eder insanı. Tanpınar’ın Beş Şehir’i, Italo Calvino’nun Görünmez Kentler’i hep o sırrın ardına düşmüştür. “Şehirlerin göksel kaderine inananlar, o kaderin gökyüzünden göründüğünü bilirler. Diyarbakır, gökyüzünden…

    Read more →

  • Arşivleme alışkanlığımız yok diye söylenir dururuz. Hele konu mimarlık olunca bu alanda belgeler, bilgiler hiçbir yerde derli toplu bulunamaz. Pek çok önemli binanın orijinal projeleri iş bittikten sonra ya rafa kaldırılır ya da ofisin bir yerinde unutulur kalır. Bu belgelere ulaşmak zor olur. Bu anlayışı hafiften kırmaya çalışan Arkitera Mimarlık Merkezi, 2003 yılında, internet üzerinden…

    Read more →

  • Hafif tozlu ayakkabısı, yakası takım elbisesinin omuzlarından sarkan beyaz gömleği, başındaki kasketi… On altı yaşında bir delikanlının bakışından öte derin ışıltılar saçan gözleri… İki saksının arasına dikilmiş poz veren bu genç, sanki Cahit Zarifoğlu’nun ‘Kalbin çıkarı yücelerden olur’ sözünü fısıldıyor. Yıllar yılı sürecek bir davanın ağırlığı, daha o yaşta gelip omuzlarına yerleşmiş, kendini ele veriyor.…

    Read more →

  • Osmanlı Devleti’nin altı asırlık dünya hâkimiyetinin altında yatan sebeplerden biri de Fatih devrinden itibaren belirli bir sisteme oturan bilimsel çalışmalar ve bilime verilen önemdi kuşkusuz. Dünya milletlerine öncülük eden bu gelişmeler çoğu zaman gölgede bırakılsa da Dolmabahçe Sanat Galerisi’nde önceki gün açılan “Pîrî Reis’ten Kâtip Çelebi’ye Osmanlı’nın Dünyaya Bakışı” adlı harita sergisi, bu konuda yönlerini…

    Read more →

  • Antik çağ insanlarının en önemli toplanma alanıydı tiyatrolar. Dövüşler yapılır, şarkılar söylenir, şiirler okunurdu buralarda. Kimi kentin ortasındaki bir tepede, kimi denizin hemen kıyısında, kimi genişçe bir alanda kurulmuştu. Türkiye antik tiyatroların yer aldığı en zengin ülkelerden biri olsa da bu tarihî yapıların pek çoğu toprak altında derin bir uykuda gün yüzüne çıkmayı beklerken, kiminin…

    Read more →

  • 70 bin cilt kitap, 10 bin kitap dışı malzeme (makale, rapor, broşür), bin 150 mikrofilm ve mikrofiş, bin 500 atlas, harita ve plan, bin 570 süreli yayın, binlerce fotoğraf, 140 dilde eser… Bu rakamlar silsilesi uzayıp gidiyor. Emsallerine daha çok Avrupa’da rastlayacağınız ferahfeza bir mekân. Tavanındaki kalem işleri, aydınlık pencereleri, okaliptüs ağacından yapılmış yıldız motifli…

    Read more →

  • Hz. Mevlânâ’yı yedi cihanda bilmeyen, duymayan yok gibi; onu hamken yakan ve pişiren Şems-i Tebrizî ise daha sırlı kalmıştır. Türk Kadınları Kültür Derneği (TÜRKKAD), dünyanın dört bir yanından bilim adamlarını, araştırmacıları ve okuyucuları buluşturduğu 2008’deki ‘Modern Çağ ve İbn Arabi’ sempozyumundan sonra şimdi de Şems-i Tebrizî için aralık ayında ilk kez bir etkinlik düzenleyecek. TÜRKKAD’ın…

    Read more →