• Şehirleri anlatan albümlerin en güzel tarafı, o kente doğru yola çıkmak için içinizde bir arzuyu depreştirmesidir. Bazen bir fotoğraf karesi bir şehri sevmenize, kalkıp ona doğru gitmenize vesile olabilir. Bazen şehir insanı çağırır, bazen insan ona gider. Şehirlerin tarihi insanlık kadar eskidir derler, hele ki bu şehir, koca bir imparatorluğun şehzadelerini misafir etmişse, orada görülecek…

    Read more →

  • Osmanlı bir kara imparatorluğu olmanın yanında muazzam bir deniz gücüne sahipti. ‘Bahr-i Frenk ve Mağrib ve Hind’de gemiler yürüten sultanlar, ‘sultân-ı berreyn ü bahreyn’ olarak anılırdı. Osmanlı’nın denizciliğe verdiği önem henüz yeterince kavranabilmiş değil. Bugün öyle bir hazinenin üzerindeyiz ki bu gözle görülür hakikati söylemek keramet olmasa gerek. Osmanlı denizciliğine dair ‘Batı’ menşeli aslı astarı…

    Read more →

  • “Bizde epeyce müze mevcuttur. Fakat vatandaşın onları sık sık ve kolayca gezebilmesi mümkün değildir, çünkü pahalıdır. Topkapı Sarayı’nın her iki kısmını ancak bir liraya gezmek mümkündür. Eski Eserler Müzesi için verilecek para buna ilave edilirse 1,5 liraya yaklaşır veya geçer. Bu bilhassa orta sınıf halkının kolay kolay verebileceği bir para değildir. Müzelerimizin haftanın hiç olmazsa…

    Read more →

  • Sanat bazen hayalleri gerçekleştirmek için bir vesiledir veya daha da öte bir yerde durur.Bu gerçeklik sanatçının eliyle halden hale bürünür. Freud, sanatçılar için ‘Yeryüzü ile gökyüzü arasında asla varamayacağımız gerçeklikleri bilirler ve bize gizemli kapılar açarlar.’ derken çok haklı aslında. Öyle ki sanatçı o gizemli dünyadan devşirdiği gerçeklikleri kanatlandırır, bir tarafa salar. Taliplisi de eşiğine…

    Read more →

  • El ele sıraya dizilmiş çocuklar… Uzun bir yoldan geldikleri hallerinden belli. Merak dolu ışıltılı bakışlarıyla içeri girmek için bekleşiyorlar. Biraz da heyecanlılar. Belki de ilk kez bir müzeye girmenin sevinci bu yaşadıkları. Aslında ziyaret etmeye hazırlandıkları bu müze de aynı heyecan içinde desek yeridir. Zira iki yıldır restorasyon sebebiyle kapıları kapanan müze, ‘Serginin Sergisi’ adlı…

    Read more →

  • “Otuz yıl önce Paris’e gelmiştim. Parklarda ve garlarda uyudum. O zamanlar, biri bana bir gün böyle bir şey olacağını söyleseydi, inanmazdım.” Türk sinemasının usta ismi Nuri Nilge Ceylan, dün Paris Belediyesi’nin ‘Büyük Vermeille Madalyası’nı alırken duygularını böyle anlattı.Ceylan, Paris Sinema Festivali bünyesinde Paris Belediyesi’nin tarihî Hotel de Ville binasında düzenlenen törende ödülünü Belediye Başkanı Bertrand…

    Read more →

  • Önce yıldı, sonra mevsime dönüştü. İptal edilecek dendi, dört bir yanda kutu kutu laflar dolaştı. Bir sarkaç gibi ertelenmeler, iptal edilmeler arasında gitti geldi. Ama nihayet muradına erdi. Aralarında bazen soğuk rüzgârlar esen iki ülkenin, tüm buzlarını eritecek Fransa’da Türkiye Mevsimi’nin (Saison de la Turquie en France) açılışı önceki akşam Eyfel Kulesi’nin gölgesinde yapıldı. 30…

    Read more →

  • “Çocukluğunda büyükbabamın evindeki balkonda 150’den fazla farklı çiçek vardı. Çiçeklere bakarak büyüdüm. İstanbul’a geldiğimde, elimde büyükbabamın hiçbir hatırası yoktu. Böylece çiçekleri kurutmaya başladım.” Bu sözler, beş yıldır İstanbul’da yaşayan otuz üç yaşındaki İtalyan Alessandro’ya ait. Yani bizim için bir yabancıya.. Kendi dünyasından çıkmaya ürken modern zamanların insanı, yabancı bir yüze kapılarını sırlamış bir halde. ‘Türklerin…

    Read more →

  • Cahit Koytak Anadolu şehirlerinin birinde şiirle bağını gittikçe güçlendiren şirin bir ilçe var: Sapanca. Göl sularının sesine mısraların eşlik ettiği Sapanca’da şiir akşamlarının dokuzuncusu gerçekleştiriliyor. Etkinlik, bu yılın onur konuğu usta şair Cahit Koytak’ın ve şiirinin konuşulduğu panelle önceki akşam başladı. Sakarya Valiliği ve İl Kültür Müdürlüğü’nün katkılarıyla düzenlenen şiir akşamları, pek çok şairi ve…

    Read more →

  • Süheyl Ünver Güzel Sanatlar Akademisi’nde 1955 yılına kadar hocalık yapan Ord. Prof. Dr. Süheyl Ünver, klasik Türk sanatlarını yeniden diriltmek amacıyla 1957’de Cerrahpaşa Tıp Tarihi Enstitüsü’nde bir atölye kurar. Tezhip, minyatür sanatlarımızın uygulandığı bu atölye bir anlamda Osmanlı nakışhane geleneğini andırır. Ünver, hat, minyatür, tezhip gibi o dönemlerde gözden düşmüş sanatların hamisi olur. Ahmet Hamdi Tanpınar…

    Read more →