-
Müzeler, galeriler yavaş yavaş hareketlenmeye başladı. Uzun bir yaz sükûnetinin ardından yaklaşan 11. İstanbul Bienali ve sezon sergileri bu koşturmacadaki en büyük etken. Pera Müzesi de her yaz konuk ettiği okul sergilerinde bu kez dünyanın en ünlü sanat okullarından birini New York’taki School of Visual Arts’ın (SVA) Güzel Sanatlar Bölümü’nü ağırlıyor. 62 yıldır önemli sanatçıların…
-
Enis Batur, geçtiğimiz haftalarda bir söyleşisinde “Bu coğrafyada 600 yıl boyunca hâkim olmuş bir kültüre ulaşmamızı sağlayacak aracı tanımıyor olmamız akıl alır iş değil. Öğrencilere neden öncelikle Osmanlıca ve yanında iki yabancı dil öğretilmiyor? Bu mahrumiyete eğitim diyebilir miyiz?” diye biraz yakınmıştı. Usta şaire Prof. Dr. İlber Ortaylı, Alev Alatlı, Prof. Dr. Mete Tunçay, Dursun…
-
En nihayetinde gerçekleşiyor. Yıllardır, akıllarda, dillerde olan Adalar Müzesi, Temmuz 2010’da yüzünü gösterecek. Adalar Belediyesi, Adalar Kaymakamlığı, Adalar Vakfı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı… Herkes hummalı bir çalışmanın içinde. Müze rüyası gerçekleşmeden önce Adalarda açılacak ‘Adalar Müzesi’ne Doğru’ adlı sergi, böyle bir mekanın ne kadar gerekli olduğunu anlatmaya çalışacak. 8…
-
Mimar Cengiz Bektaş’a Almanya’dan bir okulun öğrencileri gelir. Kendisinden Ayasofya Camii’ni gezdirmelerini isterler. Gezi yapılır. Bektaş öğrencilere, “Bundan sonra nereye gideceksiniz?” diye sorar. Öğrenciler de, “Şakirin Camii’ne gideceğiz, en çağdaş cami olmuş.” cevabını verirler. Bu kısa anekdot, sözün nereye uzayacağını ele veriyor. Karacaahmet’te mayıs ayında ibadete açılan ve beraberinde pek çok tartışma getiren Şakirin Camii…
-
Hatayiler, şemseler, goncalarla süslenmiş lake bir cilt… Üzerinde yer alan beyitlerin birinde mealen şöyle yazıyor: “Her biri sultanın güzel çiçek bahçeleri gibi olan tuğraların yazılı olduğu padişaha mahsus bu yazı albümü ne kadar hoştur”. Bu beyitte bahsedilen padişah, Sultan III. Ahmed. İstanbul’un köşe bucak pek çok yerinde sessizce bekleyen ‘su güzelleri’nden ikisi onun adını taşıyor.…
-
Şehirlerin en tanıdık, en kucaklanası, en kibirsizleridir. Uzun gölgelerinin eşiğinde heyecanlı buluşmalar olur. Yönler onlara göre söylenir, tarifler onlardan yardım alır. Kentin bilgisi biraz da onlarda saklıdır. Buna karşılık hepsi de kendi öyküsünü sessizce tıklatır. Vakti gelince de anlatır. İstanbul’da, Siirt’te, Ankara’da, Erzurum’da, Diyarbakır’da Antalya’da, Amasya’da, Hatay’da, Yozgat’ta, Trabzon’da… Sözünü ettiğimiz, Türkiye’nin dört bir yanında…
-
361 cami, 499 mescit, 45 aşevi, 69 türbe, 93 hamam, 177 han, 17 tekke, 1000’den fazla çeşme, 2 askerî kışla, bir hastane, 44 mektep, 113 su yolu, 20 köprü ve 5 saat kulesi… Bu uzayıp giden mekânlar silsilesi Evliya Çelebi’nin 17. yüzyılda Yunanistan’a yaptığı gezide hiç üşenmeden gezip dolaştığı yerleri işaret ediyor. 14. yüzyılda padişah…
-
In an interview, Ahmet Hamdi Tanpınar was once asked, “What do you think is necessary for our literature to be valued internationally?” Tanpınar replied: “Our writers and poets mingling with life and the world more and then time [is necessary]. Maybe before anything else, time… Let us not forget that our literature is only 80…
-
Ahmet Hamdi Tanpınar’a bir söyleşisinde, “Edebiyatımızın milletlerarası bir değer kazanması için sizce ne lazımdır?” diye sorulur. Tanpınar şöyle cevap verir: “Muharrirlerimizin, şairlerimizin hayatla ve dünya ile daha çok geniş kaynaşması, sonra zaman, belki her şeyden evvel zaman…” Umut bağladığı ‘zaman’, onu yarı yolda bırakmadı. Son yıllarda Tanpınar artık sınırları aşan bir yazar haline geldi. Kendi…