• “Suya tutkum İstanbullu olmaktan gelen bir şey. Bir yerde su gördüğüm zaman onu acil işaret olarak algılarım ve mutlaka suyu kullanmam gerektiğini düşünürüm.” Güncel sanatın usta isimlerinden Ayşe Erkmen’i yakından takip edenler onun suyla olan ilişkisini hemen fark edecektir. Bu tutku bir bahanenin ötesinde Erkmen için. Kendi deyimiyle “bir aciliyet”. Su, Erkmen’i yine çağırıyor… Sanatçının…

    Read more →

  • “Toprakta gezen gölgeme toprak çekilince, / Günler şu heyûlayı da er geç silecektir. / Rahmetle anılmak, ebediyet budur amma, / Sessiz yaşadım kim beni nerden bilecektir?” Mehmet Âkif’in 1919’da eski bir fotoğrafın arkasına yazdığı bu dize, şairin tam manasıyla hayatına denk düşen bir mısra. Hemen yanı başımızda beliriveren Âkif fotoğrafı, bizim dünyamıza ait değil sanki.…

    Read more →

  • The Pera Museum in İstanbul has been hosting a collection of works by İhsan Cemal Karaburçak, one of the lesser-known masters of Turkish painting, in one of its two new exhibitions that went on display earlier this month. Karaburçak (1898-1970), a self-taught artist who refused to follow the widespread art movements of his time, had…

    Read more →

  • Senelerce kapısı açılmamış bir evin eşiğine gelip içeri giriyorsunuz sanki. Etraftakilerin ağız birliği etmişçesine, “Orada kimse yok, devri kapandı, sustu her şey” demelerini de yanınıza alarak yola koyuluyorsunuz. İçeride neyin beklediğinin merakı, ürkekliği… Şaşkınlık başlıyor haliyle. Öyle pek denildiği gibi olmuyor. Sizi karşılayan sıcak bir sese, çocuğun neşesi katılıyor. Kendi deyimiyle yeniden doğan, âleme farklı…

    Read more →

  • Fırçayı eline ilk 1930’da, otuz iki yaşında iken alır. Kimileri için biraz geç sayılır belki. Telgraf İşleri Müdürlüğü görevi nedeniyle bulunduğu Paris’te üniversiteye kaydolur. Okulun katı kuralları onu yıldırır. İki ayın sonunda da okulu bırakır. Kendi kendini yetiştirmeye karar verir. Okuyarak, gezerek bilgisini artırır. Müzeler, galeriler, kitapçılar onun için bir sığınılacak yerdir artık. Yurda döndükten…

    Read more →

  • “Değeri bilinmemiş kitaplar” edebiyat dergilerince ve kadirbilir yazarlarca zaman zaman okur kamuoyuna hatırlatılır. Çeşitli dosyalarla, hatta unutulmuş eserleri bugüne taşıyan antolojilerle hak ettiği ilgiyi görmemiş kitapları öğrenir, hatırlar, zihnimizi yoklarız. Bu konuda son yıllarda yapılan en ciddi girişimin haberi Amerika Birleşik Devletleri’nden geldi. Melville House yayınevi, edebiyat çevrelerinde ilgi uyandıracak bir seriye başlama kararı aldı.…

    Read more →

  • This is a nation whose homes are surrounded by an abundance of trees. When you look down from above, you see almost nothing but the green of the trees. From the ground level, the same sort of beauty continues as far as the eye can see. This bright green dream of Australia then turns into…

    Read more →

  • Ali Teoman Gazetecilerin telefon rehberleri koca bir dünyayı barındırır. Miras gibidir biraz da. Özellikle edebiyat dünyasından pek çok kimse yeni bir deftere yazılmadıkça o yıllanmış sayfalarda hayattadır. Bir haber için isimler arasında dolanırken karşınıza dünyasını değiştirmiş birçok yazar çıkar. Yine bir haber telaşı… Bu kez “a” harfinde duraksama. Ardından buruk bir tebessüm. Önceki hafta kaybettiğimiz…

    Read more →

  • Tepeden bakınca koca koca ağaçlardan evlerin gözükmediği bir ülke… Yükseklerden yere inince aynı güzellik göz alabildiğince uzanıyor. O yemyeşil rüyanın hemen kıyısında ise masmavi bir dünya açılıyor. Bir yanında Hint Okyanusu, bir yanında Atlas Okyanusu… Dünyanın öteki ucu. Öyle hemencecik yola koyulayım, bir göreyim derseniz bu pek de mümkün değil. Gökyüzünde yaklaşık yirmi saatlik bir…

    Read more →

  • Edebiyat dergilerinin klasikleri arasında yer alan The Paris Review’da Borges’e “İdeal okurunuz kimdir?” diye sorarlar, usta yazar bu soruya karşılık, “Birkaç yakın arkadaşım herhalde. Kendimi saymıyorum çünkü yazdıklarımı asla tekrar okumam. Yazdıklarımı okuyun­ca sonuçta çok utanç duymaktan korkuyorum.” der. Aynı dergide bu kez Marquez’in payına “Kim için yazıyorsunuz?” sorusu düşer. Şöyle cevaplar Marquez: “Ben yazarken,…

    Read more →