-
Kelimelere çizgilerin eşlik ettiği bir kitap iyi bir çizerin elinden çıkmışsa, sunduğu dünya kışkırtıcıdır, okuru huzursuz eder. Zaman’daki işlerinden tanıdığımız Cem Kızıltuğ, bize bu merak uyandırıcı alanı vaat eden çizerlerden. Daha önce C’empati ve Alegorik Gri albümlerinde çizimlerini bir araya getiren Kızıltuğ, bu kez Doku adlı kitabıyla karşımızda. 50 denemenin yer aldığı Doku, “Her Tebessüm
-
Şair ve yazarların çalışma mekânlarını ziyaret etmek okurlar için büyük bir saadettir. Sevdiği yazarın peşine düşen meraklılar, onun geride bıraktığı yazı masasını, kalemleri, defterleri, karalamaları ve odasının manzarasını hayranlıkla izler. Doğumunun 100. yılı kutlanan Galli şair Dylan Thomas’ın Galler’in Laugharne kasabasındaki kayık evini ziyarete gelenler, şairin hatıraları arasında büyük bir merakla geziniyor. Nehrin kıyısındaki bu
-
Entelektüel üretimin maddi kaygılardan arınmış olması pek çok yazarın hayali. Yazarlığın profesyonel bir uğraş olarak görüldüğü çağımızda, bu arzuyu gerçekleştirmek için kalem erbabının türlü türlü yollar aradığını görmek çok da zor değil. William Faulkner’a yazarın ekonomik özgürlüğe ihtiyacı olup olmadığı sorulduğunda, usta yazar ‘hayır’ diye başlayarak devam eder: “Yazarın ekonomik özgürlüğe ihtiyacı yok. Tek ihtiyacı
-
Bir müzede veya galeride önüne dikildiğimiz tabloya karşı boş bakışlarımızı, onları hayranlıkla izleyenlerden kaçırmak bizi biraz rahatlatır. Bu yüzden izleyicinin soyut sanata duruşu ya sevgi ya da nefret üzerine kuruludur. Fakat aradaki mesafeyi kısalttıkça, zevkli bir alışverişe girdiğimiz anlar da olur. Her tablo görsel bir metafor şölenine dönüşür, zihin tatlı yorgunluğuna teslim olur. Rus ressam
-
Sanat iştah kabartıcı bir yatırım aracı olarak kendi sularında akıyor. Bu kârlı alanın senelerdir büyük oyuncusu olan Avrupa, rolünü ABD’ye devrederken, son rakamlar piyasanın buradan Çin’e doğru uzandığını gösteriyor. Dünyanın en büyük sanat araştırma merkezi Paris Artprice’ın rakamlarına göre, 2013/14 yılını 2 trilyon gelirle kapatan çağdaş sanat piyasası, bu uçuk rakamlarla birlikte aynı zamanda kendi
-
Edebiyat çevirisinin ülkemizde çok da önemsendiğini söylemek doğru olmaz. Türkçenin özensiz kullanıldığı çevirileri bir kenara bırakırsak, bu çeviri eylemi Alberto Manguel’in deyişiyle, ‘basit bir saf değiş-tokuş’ olarak değerlendirilemez. Kültürün vazgeçilmez bir dinamiği olan çeviri, Tomris Uyar’ın tespitiyle “Türkiye edebiyatına her zaman taze bir kan, yeni bir soluk getirmiş, öz yapıtları etkilemiş, dilin olanaklarını genişletmiş. Kapalı