2015

  • Alberto Manguel ideal okur çok satan listelerine itibar etmez dese de öyle ucundan neler çok satıyor diye bakmadan etmek zor bir uğraştır. Dönemin ruhunu ve eğilimlerini yansıtan bu listelerin seneler sonra ilgilisine büyük bir malzeme olacağı kesin. Bu çok satan listelerinin nasıl şekillendiği bir yana, dünya online kitap devi Amazon’un en çok satan ilk iki…

    Read more →

  • Hem ülkemizde hem de dünyada nitelikli eleştiri ve eleştirmen azlığı sık dile getiriliyor. Eleştiri kurumunun gücünü yitirdiği, eleştirel metinlere yer veren mecraların azaldığı da konuşulmakta. Fakat bu eksilmenin içinde dikkat çeken bir nokta var, üretimin erkek egemen bir alanda ilerlemesi. Amerika merkezli Vida adlı kuruluş, bu hararetli tartışmayı bir zemine döküp 2010’dan bu yana kadının…

    Read more →

  • 20. yüzyıl İngiliz edebiyatının usta romancılarından Virginia Woolf’un aynı zamanda iyi bir denemeci olduğunu söylersek kimse itiraz etmez. Kafka Kitap’ın “Büyük Fikirler” serisinden Bir Hava Taarruzu Sırasında Barış Üzerine Düşünceler adıyla yayımlanan kitap, deneme türünde de büyük bir yetkinliğe sahip olan yazarı karşımıza çıkarıyor. Kitap Woolf’un edebi ve düşünsel dünyasını önümüze koyarken, bir kurşun kalem…

    Read more →

  • Biyografi, yoğun emek gerektiren türlerin başında geliyor. Göz değmemiş mektuplar, günlükler, yazarın eş-dost çevresiyle görüşmeler ve çekmecelerde bekleyen terekenin altından kalkmak uzun bir uğraş gerektiriyor. Selim İleri, geçtiğimiz hafta sonu “Hayal ürünü bir karakter” başlıklı köşe yazısında Virginia Woolf’tan Türkçede yayımlanan denemeler seçkisinden hareketle, Türkiye’de biyografi yazmanın zorluklarına değiniyordu. “Bir romancının biyografisini yazacaksınız sözgelimi; mektuplar,…

    Read more →

  • Latin Amerika edebiyatının ustalarından Mario Vargas Llosa, ilerleyen yaşına rağmen epey üretken bir dönem geçiriyor. 2010’da Nobel Edebiyat ödülünü alan 78 yaşındaki Llosa, geçtiğimiz haftalarda İspanya’da kendi yazdığı Tales of the Plague adlı tiyatro oyununda rol almıştı. Yazarın 2014 Eylül ayında Türkiye’de okura ulaşan Ketum Kahraman adlı son romanı, İngilizcede (The Discreet Hero) yayımlandı.  İki ayrı…

    Read more →

  • İtalyan asıllı saray ressamı Fausto Zonaro’nun (1854-1929) altı başyapıtından biri sayılan ‘Bayram’ isimli tablosu 50 yıldır İstanbul’da bir aile koleksiyonunda saklı duruyordu. Eser Mart 2012’de Arkas Holding koleksiyonuna katıldıktan sonra Nisan 2012’de açılan bir sergi ile görücüye çıkmıştı. Zonaro’nun yaptığı Bayram kutlaması konulu iki büyük boyutlu tablonun daha küçük olanı ise 21 Nisan’da Londra’daki Sotheby’s…

    Read more →

  • Son yıllarda sanat piyasasında üst üste rekor haberleri geliyor. Dünyanın en büyük sanat araştırma merkezi Paris Artprice, 2013/14 yılını 2 trilyon dolar gelirle kapatan çağdaş sanat piyasasının, kendi rekorunu kırdığını geçtiğimiz aylarda duyurmuştu. Sanat bir taraftan iştah kabartıcı bir yatırım aracı olarak kendine yer edinirken bu dudak uçuklatan gidişe karşı aykırı sesler yükselmeye başladı. Alman…

    Read more →

  • Her yazar kitabındaki bir karakterin akılda kalmasını umut eder. Kahramanın okurda kalıcı bir etki bırakması için türlü türlü ustalıklara girişir. Dickens’ın kendi yazdıklarıyla kahkahalara boğulup, yine kahramanlarından biri öldüğünde gözyaşlarını tutamadığı söylenirken Ernest Hemingway’e “Karakterlerinize nasıl isim koyarsınız?” sorulduğunda “Elimden gelen en iyi şekilde.” diye cevap verdiği bilinir. Jorge Luis Borges ise karakterlerine isim verirken…

    Read more →

  • Amerikalı yazar John Williams’ın (1922-1994) 1965’te yayımladığı, pek de popüler kabul edilmeyecek, edebî niteliklere sahip romanı Stoner, iki yıl önce New York Review Books yayınevi tarafından yeniden basılınca, beklenmeyen bir vaka yaşandı ve roman pek çok ülkede ‘çoksatar’ oluverdi. Williams’ın 1960’ta kaleme aldığı ve “ilk ustalık eserim” dediği Butcher’s Crossing adlı romanı ise Stoner‘ın gördüğü…

    Read more →

  • Her yazar, kalıcı olmakla bir imtihan yaşar. Ingeborg Bachmann, geleceğe kalmayı yazarın dilinin kalıcı olmasına bağlarken, bunun eksikliğinin ‘yazmanın cehennemi’ni artırdığını söyleyebiliriz. 20. yüzyılın usta şairi Thomas Stearns Eliot (1888-1965), “Hiçbir dürüst şair, yazdıklarının kalıcı değerinden emin olamaz. Bütün zamanını ziyan etmiş ve bir hiç için hayatını altüst etmiş olabilir.” diye yazdığında, kendisinin de seneler…

    Read more →