2015

  • Sanat kurumlarının en büyük gelir kaynaklarından biri sponsorluklar. Kurumu çoğu zaman ayakta tutan bu destek, hayati bir önemi taşıyor. Devletten destek alamayan sanat kurumları ya kapanmayı göze alacak ya da sponsorlarla işbirliğine girerek faaliyetlerini sürdürecek. Fakat müzelere sponsor olan kurumlar kimi zaman izleyiciler ve aktivistler tarafından eleştirilebiliyor. Geçtiğimiz yıl, Britanya petrol devi BP’nin sanat kurumlarına…

    Read more →

  • Tomris Uyar’ın her yazar olmak isteyenin masanın üstüne kondurması gereken benzersiz bir tespiti vardır: “Popüler olmak, edebiyatta zannedildiği kadar önemli bir şey değil. Edebiyatta tiraj, daha çok insanın aklında kalan ve çocuklarına aktardığıdır.” Bu tespitini biraz daha açan Uyar, edebiyatın kötü bir öç alma biçimi olduğuna dikkat çeker: “Edebiyat siler.” Fakat edebiyat tarihi büyük bir…

    Read more →

  • İtalya’nın Picasso’su ya da Andy Warhol’u olarak görülen Lucio Fontana (1899-1968), yirminci yüzyılın en etkin sanatçılarından biri. Bu öncü ismin eserleri sanat piyasasını gittikçe daha da hareketlendiriyor. Sotheby’s, Christie’s gibi ünlü müzayede evlerindeki yüksek rakamlı satışların yanı sıra Londra, Milan ve New York’taki galerin ve müzelerin açtığı Fontana sergileri dikkat çekiyor. Delinmiş ve kesilmiş tablolarıyla…

    Read more →

  • İngiltere’nin başkenti Londra’nın en önemli sanat mekânlarından Royal Akademi, Çinli muhalif sanatçı Ai Weiwei’nin (1957) Londra’daki ilk büyük sergisine ev sahipliği yapıyor. Çin hükümetinin insan hakları ve demokrasi konusundaki tutumunu her fırsatta eleştiren sanatçı, bu tavrı ile devletin makbul görmediği bir sanatçı. Weiwei’nin 1985’ten günümüze uzanan eserlerinin yer aldığı sergi, yerel anlamları içermesi kadar tüm…

    Read more →

  • Yeryüzünde yayımlanan tüm kitapları, Google Books (Google Kitaplar) projesiyle, bir çatı altında toplamayı amaçlayan İnternet devi Google’ın bir süredir New York mahkemesi ile başı dertteydi. Telif hakkını ihlal ettiği gerekçesiyle Amerika’daki Yazarlar Birliği’nin 10 yıldır süren dava süreci nihayete erdi. Türkiye’de pek ses getirmese de New York mahkemesi geçtiğimiz Cuma günü kararını verdi. ABD’de temyiz…

    Read more →

  • Zaman zaman yazar ve yayıncıların eleştirilerine maruz kalan online kitap satış devi Amazon, geçtiğimiz hafta salı günü, önümüzdeki beş yıl içinde çeviriye 10 milyon dolar yatırım yapacağını duyurdu. Amazon’un bünyesindeki Amazon Crossing’in çatısı altında gerçekleşecek proje, çeviri kitap çeşitliliği artırmayı amaçlıyor. Dünya edebiyatına yeni sesler kazandırmayı hedefleyen teşvik, çeviri kitap pazarında az görülen dillere ve…

    Read more →

  • Çağımızın iki oyun yazarı, 2005’te Nobel Edebiyat Ödülü’nü alan İngiliz Harold Pinter (1930-2008) ile Amerikalı Arthur Miller (1915-2005), 17 Mart 1985’te, hapisteki Uluslararası PEN üyesi yazarları ziyaret etmek için Türkiye’ye gelir. PEN adına gelen iki yazarın çevirmenliğini Orhan Pamuk ve Gündüz Vassaf üstlenir. 12 Eylül baskısı altındaki aydınlara destek olmak zorlu bir süreçti ve kötü…

    Read more →

  • 1939’da henüz sekiz yaşındayken, Nazi zulmünden kaçıp bir mülteci olarak İngiltere’ye sığınan çocuğun en büyük hayali, sanatçı olmaktı. Geride bırakmak zorunda kaldığı ailesi toplama kampında öldü. Londra’nın kuzeyinde savaş döneminden bu yana kendini kapattığı atölyesinde, yılın üç yüz altmış beş gününü üreterek geçirdi. Çok zorunlu olmasa yolculuk yapmadı. Müzelere, sergi açılışlarına ve bienallere yolunu düşürmedi.…

    Read more →

  • Gerilim yazarı John Le Carré, 2011 yılında İngiltere’nin uluslararası edebiyat ödülü Man Booker adaylığından geri çekildiğinde büyük bir tartışma başlatmıştı. Yazar, gerekçesini “Bir ödüle aday gösterilmek kuşkusuz yazar için büyük gurur kaynağı. Ben bunu reddederek ödülü ya da veren kurumu küçümsüyor değilim. İyi niyetli olduklarını biliyorum ama bu benim yaşam biçimim. Ödüllere karşıyım.” şeklinde dile…

    Read more →

  • Az mı yazıyorum, çok mu? Her yazar, yazı serüveninin bir noktasında bu soruyla yüzleşmiştir. Edebi üretimde nitelik­–nicelik tartışmasını akla getiren sorunun herkes için farklı bir cevabı var. Mesela Hüseyin Cöntürk gibi, “Şüphesiz ki çok yazmak, mutlaka kötülüğün işareti değildir.” diye düşünenler çoğunlukta. Gelgelelim, bir sonraki kitabını yayımlamadan önce ne kadar beklemesi gerektiği sorusu, her yazar…

    Read more →