2014

  • Tiyatro, opera ve klasik müzik gibi sanat dalları, sinema perdesiyle girdikleri renkli ve canlı işbirliğine bir süredir sessizce devam ediyor. Dünyanın öbür ucundaki bir tiyatro oyununu veya bir operayı canlı izleme imkânı veren bu dijital devrim, kendi izleyici kitlesini çoktan oluşturmuş durumda. 2006’da New York Metropolitan Operası’nın başlattığı bu etkinliğe, dünyanın pek çok sanat kurumu…

    Read more →

  • Türk sinemasının ‘Sultan’ı Türkân Şoray, geçtiğimiz aylarda kadim dostu Selim İleri’ye son model ve tam donanımlı bir bilgisayar armağan etti. Bugüne kadar bütün eserlerini daktilo ile yazan ve bir çeşit bilgisayar korkusu yaşayan Selim İleri, ilk günlerde dokunamadığı bilgisayar ile yavaş yavaş yazı tecrübelerine girişti. Bu da ister istemez, ‘Selim İleri, iyi-kötü günleri birlikte geçirdiği,…

    Read more →

  • Teknolojinin hayatımıza iyice kurulmasıyla birlikte müzeler de bundan nasibini almaya başladı. İngiltere’nin en önemli müzelerinden Tate Britain, müzenin bağışçılarından Irene Kreitman adına bu yıl ilk kez verdiği IK Ödülü’nü, geçtiğimiz hafta açıkladı. Teknolojinin imkânlarını kullanarak müzeye daha fazla ziyaretçi çekmeyi amaçlayan ödülü, Workers adlı sanatçı grubu kazandı. Tommaso Lanza, Ross Cairns ve David Di Duca…

    Read more →

  • Ayfer Tunç, edebiyatta 25. yılını Dünya Ağrısı adlı yeni romanıyla kutluyor. Kitabın taşrada geçen hikâyesi, insanın içinde taşıdığı sebepsiz kederle kuşatılmasını ve geçmişte yaşananları unutmanın yükünü önümüze koyuyor. Tunç ile romanını ve yazı serüvenini konuştuk. Kitabın adından başlayalım dilerseniz. Romanın kahramanı Mürşit’in içindeki yumruyu tanımlayan duygu weltschmerz ya da sizin dünya ağrısı olarak kullandığınız, tam…

    Read more →

  • Dünyada sesli kitaplara olan ilgi son yıllarda katlanarak büyürken, Türkiye bu alana biraz mesafeli duruyordu. Özellikle e-kitaptan sonra ‘yükselen’ bir pazar olan sesli kitaplar, yayıncıların iştahını kabartırken, teknolojinin gelişmesi, üretim maliyetlerinin azalması, bu sektörü cazibeli kılan etkenler arasında. Avrupa’nın pek çok kitapçısında sesli kitaplar rafı artık müstakil bir yer tutmuşken, bu alanda çalışanlar, okurun kulağına…

    Read more →

  • “Güngör Sami bir sabah, sıkıntılı rüyalar gördüğü uykusundan uyandığında, kendini yatağında ürkütücü dev bir böceğe dönüşmüş buldu.” Cümledeki tuhaflığı, Franz Kafka’nın benzersiz romanı Dönüşüm’ü okuyanlar hemen fark etmiş, hatta hiddetlenmiştir. Zira, Gregor Samsa’yı, Türkçeye ‘Güngör Sami’ olarak çevirmek, şaşırtmanın ötesinde esas metne sadık kalmanın sorumluluğunu alıp götürür. Sanatseverlerin günlerce heyecanla beklediği Cats müzikali, önceki akşam…

    Read more →

  • Yaşı yetmişe yakın Bahreynli Asma teyze, kızını koluna takıp dedelerinin doğduğu topraklardan gelen hat levhalarını, büyük bir titizlikle inceliyordu. Anne ve kızın çocuksu heyecanı müzedeki pek çok kimsenin dikkatini çekmiş olsa gerek, bir gazeteci dayanamayıp Asma teyzenin yanına yaklaştı ve sergi konusunda fikirlerini aldı: “Dedelerimiz Türkiye’den. Serginin açılacağını duyunca müzeye geldik, bu güzel hat levhalarını…

    Read more →

  • Videoda sırtı dönük hayatını anlatıyor. Ona dair bildiklerimiz portre ve peyzaj resimleri, onaylanmamış resmî evrakları, diploma ve sertifikaları birebir taklit ederek hayatını kazanan biri olduğu. Arnavutluk’ta ahşap bir kulübede hayatına devam ediyor. Sesinden yaşını kestirmek zor. Dağınık atölyesinde Leonardo ve Michelangelo gibi ustaların çalışmaları, kopyalanmış sanat eserleri, mezuniyet diplomaları ve ölüm belgeleri, Walter Benjamin’in “Bir…

    Read more →

  • Geçtiğimiz yıl Galler’deki Aberystwyth Üniversitesi’nin arşivlerini tarayan bir grup akademisyen, dünyaca ünlü oyun yazarı William Shakespeare (1564-1616) hakkında yeni bilgilere ulaştıklarını ve şairin kıtlık zamanında tahıl stokçuluğu yapan, karapara aklayan ve vergi kaçıran bir işadamı olduğunu öne sürmüştü. Araştırmacılar Shakespeare’in bu yönünün görmezden gelindiğini, çünkü pek çok kimsenin böyle bir dahinin aynı zamanda kendi çıkarları…

    Read more →

  • Salâh Birsel denemelerin güler yüzlü olması gerektiğinden söz ederken, “Denemecilerin üslupçu olmaları, dilin inceliklerini elde etmiş olmaları gerekir. Denilebilir ki, deneme, şiirden sonra, daha doğrusu şiirle birlikte, az sözle çok söyleme sanatıdır.” der. Arjantinli yazar Alberto Manguel’in Türkçedeki yeni kitabı Okumalar Okuması, hem okuma ve yazma üzerine bir hazineyi içinde barındırıyor hem de Birsel’in tanımını…

    Read more →