2014

  • Sanatçının hastalığı da başka türlüdür. Elindeki o sihirli değnekle bu huysuz zamanların yönünü akla gelmeyecek bir tarafa döndürür. Virginia Woolf hastalık üzerine yazdığı denemesinde “hastalıkta sözcüklerin mistik bir niteliği vardır sanki. Yüzeydeki anlamlarının gerisindekini kavrarız, sezgilerimizle oradan buradan bir şeyler toplarız.” derken, hastalığın her türlüsünün, epeyce önce unuttuğumuz kimi şeyleri çekip çıkardığına da işaret eder…

    Read more →

  • Dünya genelinde yayımlanmış milyonlarca kitabı dijital ortama aktaran arama motoru devi Google’a karşı, Amerika merkezli Yazarlar Birliği (The Authors Guild) uzun süredir davalı. Geçtiğimiz kasım ayında mahkeme, arama motoru üzerinden ulaşılmalarını sağlamak için şirketin kitapları dijitalleştirebileceği kararını vermişti. 2005’ten beri devam eden davada mahkeme, Google’ın kitapları dijitalleştirerek internette bulundurmasını kamu yararı olarak değerlendirdi. Kararı temyize…

    Read more →

  • Paul Celan’dan gelecek bir mektup için yalvaran Ingeborg Bachmann’ın “Bir şeyler yaz bana” diye seslenişi, bütünüyle insana özgü bir tavra işarettir. Bir zamanlar hayatı daha yaşanılır kılan ve edebiyat tarihimizde kökü bir hayli eskilere dayanan mektubun yerini şimdilerde başka iletişim araçları alsa da mektup çok zaman önce diğer edebi türlerle yakından ilişki içindeydi. Selim İleri,…

    Read more →

  • Okuma alışkanlıkları tüm dünyada şekil değiştirirken Türkiye’deki yayıncılık endüstrisinin e-kitaba mesafeli duruşu devam ediyor. Pek çok yayınevi bunun farkında olmasa da yayıncılık endüstrisinde gittikçe daha da önem kazanan e-kitaba ilgi, ülkemizde sessiz bir yükselişe geçmiş durumda. Bu ilgiyi Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) geçtiğimiz hafta açıkladığı 2013’e ait Uluslararası Standart Kitap Numarası (ISBN) istatistikleri gayet iyi…

    Read more →

  • Beşir Ayvazoğlu, yüzyıllardır her kesimden insanın sevdiği ve sahiplendiği Yunus Emre üzerine eleştirel bir kitap yayımladı: Yunus, Ne Hoş Demişsin (Kapı Yayınları). Cumhuriyet sonrası edebiyattan tiyatroya, sinemadan plastik sanatlara uzanan Yunus Emre yorumlarına odaklanan kitap, dönemin kültürel kodlarını ‘bizim’ Yunus üzerinden okuyor. Ayvazoğlu ile kitabını ve Yunus’u konuştuk.  Orhan Okay’dan ödünç alarak soralım, “Yunus Emre’yi…

    Read more →

  • Türkiye’de alanında bir ilk olan yazı kültürü dergisi Mürekkepbalığı yayıncılık hayatımıza eklendi. Edebiyat tarihinden grafolojiye, ekslibristen sözlükçülüğe, hat sanatından tipografiye, dilbilimden minyatür kitaplara, matbaa mürekkebinden dolmakaleme uzanan pek çok konuya odaklanan ve iki ayda bir yayımlanan dergi, ‘yazı’ meraklıları için büyük bir hazine. Üçüncü sayıya hazırlanan derginin yayın yönetmeni Özge Dinç ve yazı işleri müdürü…

    Read more →

  • Cervantes ve Shakespeare gibi birçok ünlü yazarın doğum ya da ölüm günü olan 23 Nisan, UNESCO tarafından 1995’ten bu yana Dünya Kitap Günü olarak kutlanmakta. Bugüne paralel olarak İngiltere’deki The Reading Agency adlı kurumun 2011’de başlattığı ve sonrasında İrlanda ve Amerika gibi ülkelerde düzenlenen Dünya Kitap Gecesi (World Book Night) bu yıl da kitapseverleri buluşturacak.…

    Read more →

  • Şair Enver Ercan, Geçtiği Her Şeyi Öpüyor Zaman adlı kitabından 17 yıl sonra Türkçenin Dudaklarısın Sen (Varlık Yayınları) ile çıkageldi. Ercan’ın; Dağlarca, Oktay Rifat, Attilâ İlhan, Cemal Süreya, Ece Ayhan gibi çağdaş şiirimizin ustalarına selam gönderdiği ve iç sancıların dile geldiği kitap, şaire Necatigil Şiir Ödülü’nü getirdi. Necatigil’e ve ödülüne yaraşır işler yapmanın artık boynunun…

    Read more →

  • Eleştiri, kitap ve okur arasında önemli bir bağ kurar. Bu etkinlilik ustaca gerçekleştirilmişse kitap, okur ve yazar üçgeninde ufuk açıcı işlev görür. Roland Barthes’ın tanımına başvurursak “eleştiri sanatı bir bunalıma yol açan sanattır; yırtan, örtülü olanda çatlaklar açan, dillerin kabuğunu çatlatan, logosferin yapışkanlığını çözen ve sulandıran sanattır; bu, destan sanatıdır: Sözlerin dokularını kesintiye uğratan, tasarımı…

    Read more →

  • Orhan Veli’nin Nahit Hanım’a (1909-2002) yazdığı mektuplar Yalnız Seni Arıyorum adıyla kitaplaşınca edebiyat tarihinin ölümsüz aşklarından birinin kapısı aralanmış oldu. Garip akımının kurucusu Orhan Veli’nin Nahit Hanım’a 1947-1950 yılları arasında yazdığı bu incelikli mektuplar, yetmiş yıldır edebiyat ortamlarında fısıltıyla konuşulan fakat açıkça dillendirilmeyen bir aşkın en büyük hatırası. Nahit Hanım tarafından senelerce saklanan mektuplar ve…

    Read more →