2014

  • Hepimizin içinde saklı bir yazar olduğu söylenir. Yazma arzusuyla yanıp tutuşan pek çok hevesli, yazacağı kitabın raflarda okurunu beklediğinin hayalini kurar. Roland Barthes’ın deyişiyle, “Tam olarak okumayı sevdiğimiz yazar gibi yazmayı arzulamayız kesinlikle; arzuladığımız şey, yazı yazan kişinin yazarken duyduğu arzunun kendisidir ya da daha da ileri giderek şunu söyleyebiliriz: Yazarın yazarken okura duyduğu arzuyu…

    Read more →

  • Bir müzede veya galeride önüne dikildiğimiz tabloya karşı boş bakışlarımızı, onları hayranlıkla izleyenlerden kaçırmak bizi biraz rahatlatır. Bu yüzden izleyicinin soyut sanata duruşu ya sevgi ya da nefret üzerine kuruludur. Fakat aradaki mesafeyi kısalttıkça, zevkli bir alışverişe girdiğimiz anlar da olur. Her tablo görsel bir metafor şölenine dönüşür, zihin tatlı yorgunluğuna teslim olur. Rus ressam…

    Read more →

  • Sanat iştah kabartıcı bir yatırım aracı olarak kendi sularında akıyor. Bu kârlı alanın senelerdir büyük oyuncusu olan Avrupa, rolünü ABD’ye devrederken, son rakamlar piyasanın buradan Çin’e doğru uzandığını gösteriyor. Dünyanın en büyük sanat araştırma merkezi Paris Artprice’ın rakamlarına göre, 2013/14 yılını 2 trilyon gelirle kapatan çağdaş sanat piyasası, bu uçuk rakamlarla birlikte aynı zamanda kendi…

    Read more →

  • Edebiyat çevirisinin ülkemizde çok da önemsendiğini söylemek doğru olmaz. Türkçenin özensiz kullanıldığı çevirileri bir kenara bırakırsak, bu çeviri eylemi Alberto Manguel’in deyişiyle, ‘basit bir saf değiş-tokuş’ olarak değerlendirilemez. Kültürün vazgeçilmez bir dinamiği olan çeviri, Tomris Uyar’ın tespitiyle “Türkiye edebiyatına her zaman taze bir kan, yeni bir soluk getirmiş, öz yapıtları etkilemiş, dilin olanaklarını genişletmiş. Kapalı…

    Read more →

  • Yaşadığı dönemde kendisine duyulan hayranlığı göremeyen yazarların talihsizliği dokunaklıdır. Binbir emekle ördükleri o edebî dünyanın sefasını sürmeden aramızdan usulca ayrılırlar. Şilili yazar Roberto Bolaño (1953-2003), bu talihsizler listesinin üst sıralarında yer alan yazarlardan. Elli yaşında karaciğer rahatsızlığından öldüğünde, ardında sonradan keşfedilecek büyük bir edebî miras bırakmış olsa da edebiyat yarışmalarına katılarak hayatını kazanan bir yazardı.…

    Read more →

  • Kendine has, sadık bir okur kitlesine sahip polisiye romanlar, okura heyecan, merak ve gerilim dolu bir dünya sunar. Amerikalı yazar Raymond Chandler, meşhur denemesi Adam Öldürmenin Yalın Sanatı’nda iyi bir polisiye romanı yazmanın bunu meslek edinmiş kişiler için bile zor iş olduğundan söz ederken, Selim İleri bu romanlardan ‘anlatma ve dile getirme sanatının kıvraklığını’ öğrendiğini…

    Read more →

  • Risale-i Nur Külliyatı’nın hak sahiplerinden izin alınmaksızın yayımlandığı bahanesiyle, Kültür Bakanlığı’nın yayıncılara bandrol vermemesi hâlâ devam ediyor. Basımı bir nevi duran Risale-i Nur’lara uygulanan bu akıl almaz uygulama, devletin bu eserleri kamu malı sayarak tekeline almasına doğru ilerliyor. Senelerdir hiçbir sıkıntı yaşanmadan basılan Risale-i Nur’ların, bir anlamda yasaklı kitaplar listesine girdiği söylenebilir, zira devlet inisiyatifine…

    Read more →

  • Sanatçı evleri ve koleksiyonları biraz tehlikelidir. Ressamın sanat evreleri tüm sırlarıyla açığa çıkarken, geride bıraktığı izler ve hatıralar da onun dünyasına kolayca girmenin anahtarıdır. Sabancı Müzesi, 22 Eylül’de açılacak Miró sergisi öncesi, Katalan sanatçı Joan Miró’nun (1893-1983) İspanya’nın Mallorca adasında yaşadığı eve ve vakfının yer aldığı Barcelona’ya geçtiğimiz cuma günü sona eren dört günlük bir…

    Read more →

  • Bir ada masalı

    Nobelli yazar José Saramago’un 1997’de kaleme aldığı en kısa kitabı, Bilinmeyen Adanın Öyküsü (O Conto da Ilha Desconhecida) çarpıcı bir eser. Türkçede ilk kez 2001 yılında İş Kültür Yayınları’nca Emrah İmre’nin çevirisiyle basılan kitap, bu kez Saramago’un pek çok eserini dilimize kazandıran Kırmızı Kedi Yayınları tarafından okura sunuldu. Kimseyi varlığına inandıramadığı bilinmeyen bir adanın peşine…

    Read more →

  • ‘Küratör’ sıfatı, sanat dünyasını meşgul eden kavramlardan biri. Sanatın baş aktörleri olan küratörler, sergi temalarını, sanatçıları ve eserleri belirlerken, kimi zaman büyük gürültülere neden olan bir sürecin başında yer alır. Sanat kurumları isim yapmış küratörleri sayesinde çeşitli kazanımlar elde ederken, küratörler de bu vesileyle kendilerine kolayca üst sıralardan yer ediniyor. Küratörün bu tartışmasız iktidarının sanat…

    Read more →