2011

  • “Değeri bilinmemiş kitaplar” edebiyat dergilerince ve kadirbilir yazarlarca zaman zaman okur kamuoyuna hatırlatılır. Çeşitli dosyalarla, hatta unutulmuş eserleri bugüne taşıyan antolojilerle hak ettiği ilgiyi görmemiş kitapları öğrenir, hatırlar, zihnimizi yoklarız. Bu konuda son yıllarda yapılan en ciddi girişimin haberi Amerika Birleşik Devletleri’nden geldi. Melville House yayınevi, edebiyat çevrelerinde ilgi uyandıracak bir seriye başlama kararı aldı.…

    Read more →

  • This is a nation whose homes are surrounded by an abundance of trees. When you look down from above, you see almost nothing but the green of the trees. From the ground level, the same sort of beauty continues as far as the eye can see. This bright green dream of Australia then turns into…

    Read more →

  • Ali Teoman Gazetecilerin telefon rehberleri koca bir dünyayı barındırır. Miras gibidir biraz da. Özellikle edebiyat dünyasından pek çok kimse yeni bir deftere yazılmadıkça o yıllanmış sayfalarda hayattadır. Bir haber için isimler arasında dolanırken karşınıza dünyasını değiştirmiş birçok yazar çıkar. Yine bir haber telaşı… Bu kez “a” harfinde duraksama. Ardından buruk bir tebessüm. Önceki hafta kaybettiğimiz…

    Read more →

  • Tepeden bakınca koca koca ağaçlardan evlerin gözükmediği bir ülke… Yükseklerden yere inince aynı güzellik göz alabildiğince uzanıyor. O yemyeşil rüyanın hemen kıyısında ise masmavi bir dünya açılıyor. Bir yanında Hint Okyanusu, bir yanında Atlas Okyanusu… Dünyanın öteki ucu. Öyle hemencecik yola koyulayım, bir göreyim derseniz bu pek de mümkün değil. Gökyüzünde yaklaşık yirmi saatlik bir…

    Read more →

  • Edebiyat dergilerinin klasikleri arasında yer alan The Paris Review’da Borges’e “İdeal okurunuz kimdir?” diye sorarlar, usta yazar bu soruya karşılık, “Birkaç yakın arkadaşım herhalde. Kendimi saymıyorum çünkü yazdıklarımı asla tekrar okumam. Yazdıklarımı okuyun­ca sonuçta çok utanç duymaktan korkuyorum.” der. Aynı dergide bu kez Marquez’in payına “Kim için yazıyorsunuz?” sorusu düşer. Şöyle cevaplar Marquez: “Ben yazarken,…

    Read more →

  • “Tek bir konuya bağlı kalmadan ve kendimizi tekrarlamadan, sürekli yenilenmek, yeni konuları birlikte yorumlamak istiyoruz. Bu yüzden salt sergi yapmayacağız, salt arşiv oluşturmayacağız, salt toplantı düzenlemeyeceğiz, salt kitap yayımlamayacağız. Bu yüzden müze, sergi mekânı, kütüphane, sanat merkezi, sinema ya da araştırma merkezi değiliz. Bütün bunları bünyesinde bulunduran kendine özgü bir kurumuz. Salt kendimize benziyoruz. Dönüşen,…

    Read more →

  • Yalın ve sıcak bir dili var. Figürlerinin şirinliğinden olsa gerek, görür görmez yüzünüzde tebessüm beliriyor. Yanı başımızda akıp giden hayattan sanatçı duyarlılığıyla malzemeler devşiriyor. Sonra bunları bir bir tuvallere, heykellere ve cam altı resimlere işliyor. Kendi deyişiyle “hac yolundaki karınca misali” renkli dünyasında, işler üretmenin derdinde. İnandığı yoldan ayrılmaya hiç niyeti yok. Ta gençliğinden tutunduğu…

    Read more →

  • Osman Hamdi Bey Osman Hamdi Bey kimdir? a) Oryantalist ressam b) İstanbul Arkeoloji Müzesi’nin kurucusu c) Kaplumbağa Terbiyecisi’nin ressamı d) Türkiye’nin ilk güzel sanatlar okulu olan Sanayi-i Nefise Mektebi’nin müdürü. En iyisi işi kolaylaştırıp cevaplara bir ‘e’ şıkkı ekleyip ‘hepsi’ demek. Zira Türk resminin belki de en çok bilinen bu ressamını tanımlayacak o kadar çok…

    Read more →

  • Hattat Mâcid Ayral’ın 1961’de vefatından sonra, Dr. Süheyl Ünver, Uğur Derman’dan usta hattat için bir yazı kaleme almasını ister. O zamanlar henüz yirmi altı yaşında olan Derman, çekine çekine bir makale yazar. Ertesi gün üniversitenin bahçesinde Ünver’e yazıyı verir. Karşıdan kucaklar gibi ellerini açan Ünver, büyük bir coşkuyla “Kardeşim, Mâcid Bey’i öyle yazmışsın ki, hani…

    Read more →

  • Ferruh Başağa’nın Güvercinleri Bir gün bir adam bir resim aldı ve hayatı değişti… Hikâyemiz uzun aslında. Kahramanı genç bir koleksiyoner. Minik adımlarla peşine düştüğümüzde öyle hemencecik ele avuca sığan türden değil tabii. Santralistanbul’un bahçesindeki İlhan Koman’ın Sonsuzluk adlı heykelinin gösterdiği ‘ucu’ takip edince başlıyor her şey. Taşlar bir bir oturuyor. Koca gri binanın içinde sakladığı…

    Read more →