2009

  • 11. Uluslararası İstanbul Bienali’nin rehber kitapçığının son sayfalarında şöyle bir reklam var: “İnsan neyle yaşar? Yemekle mi? Suyla, havayla mı? Sevgiyle, tutkuyla, ahlakla, erdemle, gururla, heyecanla, parayla, bilgiyle mi?” Bir diğer reklam ise “İnsan filmle yaşar. İnsan futbolla yaşar. İnsan diziyle yaşar. İnsan belgeselle yaşar. İnsan yemekle yaşar. İnsan haberle yaşar. İnsan sanatla yaşar. İnsan…

    Read more →

  • Baharın sıcak yüzünü hafiften göstermeye başladığı bugünlerde İstanbul’un iki büyük özel müzesi; İstanbul Modern ve Pera, öğrencilere indirimli ve ücretsiz giriş imkânı sunuyor. Halen ‘Gölgeye Övgü’ sergisinin devam ettiği İstanbul Modern’i, ‘Senin Arkadaşın Bizim Arkadaşımız!’ başlıklı kampanyasıyla 6 Mayıs’a kadar üniversiteli iki arkadaştan biri ücretsiz ziyaret edebilecek. Kampanya kapsamında salı ve cuma günleri üniversitelerden İstanbul Modern’e…

    Read more →

  • Bir sergi düşleyin, evveli ahirine uymayan, sürekli halden hale bürünen… Klasik sergi türlerinden farklı, ucu açık, şaşırtıcı, gizemli ve yeni işlerle dolu. Kısa bir süreliğine bildiğiniz, gördüğünüz tüm sergileri unutarak sizi bir ‘kente’ doğru yolculuğa çıkarıyoruz. Çağdaş sanatın önemli isimlerinden Sarkis’in İstanbul Modern’de kurduğu ‘Site’nin sokaklarına, kutu kutu odacıklarına, renkli eserlerine doğru… İstanbul Modern, ilk…

    Read more →

  • Babam ve Oğlum filminin giriş sahnesi pek çoğumuzun zihnindedir. Filmin kahramanı Sadık 12 Eylül darbesinin yapıldığı geceye denk geldiği için, doğurmak üzere olan karısını hastaneye götürecek ne bir kimse ne de araba bulabilir. Sokak ortasında doğum yapmak zorunda kalan karısı, bir süre sonra oracıkta ölür. Kucağında bebekle aklını yitirmek üzereyken, bir askerî araçtan inen çavuş…

    Read more →

  • “32 kadın, 32 erkek, 3 ortak proje ve 5 kolektif. 6 bin metrekare genişliğinde üç mekânda 141 eser. En genç sanatçı 27, en yaşlı sanatçı 76 yaşında. Sanatçıların 5’i hayatta değil. Sanatçıların masraflarına bütçeden ayrılan oran ise şöyle: Yüzde 8,29 yapım masrafları, yüzde 6,09 seyahat ve yerleşim, yüzde 8,53 eserlerin nakliyatı. Sanatçılara herhangi bir ücret…

    Read more →

  • Şehirlerin sırları kimi zaman ‘ses’lerinde saklıdır. O kent zihninizde belirince dört bir yanınızı irili ufaklı ‘ses’ler kuşatır. Bir kedinin miyavlaması, sandalyelerin tıkırtısı, bir kitapçıdan yükselen müzik, insanların bağrışmaları… Tüm bunlar şehrin sesinin rengini ele verir. Sese kulak verince şehri bir başka yönden keşfetmenin hazzı kaplar içinizi. İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti projeleri kapsamında, ¨C^U’M„A* Güncel…

    Read more →

  • Bazen söylentiler bir kar topu gibi yuvarlanır. Büyür, kocaman olur. Sonrasında efsaneye dönüşür ve sahibini ezer geçer. Bu türden bir öykünün içindeyiz şimdi. Efsane şöyle başlıyor. Kahramanımız, II. Dünya Savaşı sırasında gönüllü olarak Alman Hava Kuvvetleri’ne katılır. 1944’te Kırım üzerinde uçarken uçağı düşürülür ve kendisi de ağır yaralanır. Kahramanımızı uçağın düştüğü yerde yaşayan göçebe Tatarlar…

    Read more →

  • Orhan Pamuk, Kara Kitap’ta “Esrâr-ı hurûf, harflerin seslerine kulak vermeyi gerektirir ve bir de bilmeyi, bilinemezliği. Mikrokozmosu makrokozmosa bağlar; harfi kitaba, kitabı da kâinata.” diye yazar. Elif Şafak da bir yazısında, “Hurufi ki suçlandı, kovalandı, yanlış anlaşıldı ve mahkûm edildi, yaradılanın suratında Rab’dan ibareler gördüğü için… Hurufi ki suçlandı, kovalandı, yanlış anlaşıldı ve mahkûm edildi…

    Read more →

  • Şişli Abide-i Hürriyet Caddesi No: 5. Çocuk cıvıltılarının, zil sesine karıştığı günlerin yıllardır duyulmadığı altı katlı kâgir bir bina. Eşiğine vardığınızda Türk bayrağı ve okulun minik tabelası olmazsa kutu kutu pencereli binayı Şişli’de, her an kapısından birilerinin çıkıp “Buyurun nereye bakmıştınız?” diye soracağı koca bir apartman sanabilirsiniz. Burası 1875 yılında Feriköy Avukat Caddesi’nde açılan ve…

    Read more →

  • Büyük bir coşkuyla beklenen, içinde türlü türlü umutları, korkuları barındıran İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti için bugünden itibaren geriye doğru 120 gün saymaya başlayabilirsiniz. Sayılı gün çabuk geçer derler. Ama bu zamanlar pek hızlı geçmeyecek gibi. Malum pek çok sanatçı, projesinin onaylanmasını, izleyiciler de ortaya nelerin çıkacağını bekliyor. Bu ‘büyük buluşma’nın tomurcukları, yavaş yavaş açmaya…

    Read more →