2009
-
Elli altı yaşında bir derginin ‘evvel’ine gidelim önce. The Paris Review, Paris’te Harold L. Humes, Peter Matthiessen, George Plimpton tarafından 1953’te yayımlanmaya başlar. İngilizce olan dergi pek çok edebiyatseverin, yazarın, şairin kısacası dünya edebiyatının ‘cümle kapısı’ olur. Yılda dört kez çıkan dergi, özellikle yaptığı röportajlarla sağlam bir gelenek oluşturur. Truman Capote, Ernest Hemingway, William Faulkner,…
-
Türk bayrağına sarılı tabutla içeri girerken derin bir sessizlik hâkimdi. Salonun merdivenlerinde, balkonunda bekleşen herkes Avusturyalı filozof Ludwig Wittgenstein’in ‘Üzerine konuşulamayacak şeyler hakkında susmalı.’ sözünü duymuş gibiydi. Ölümün geride bıraktığı bu suskunluk bir yana, birbirine yakın duran insanlar, bir teselli arıyordu. Anılar zihinlerde kare kare yan yana geliyor, oradan da tabutun önüne düşüyordu. Bu kez…
-
Paint in tubes seemed artificial to him. It was as though the soul of a muralist from a very old age had in some way mixed with his. He was constantly seeking colors he could call his own. One day, during his search for the natural, he found a formula in a book about prehistoric…
-
Sema Kaygusuz Yazar Sema Kaygusuz, Yere Düşen Dualar adlı ilk romanından sonra, Hızır’ın peşine düştüğü ‘Yüzünde Bir Yer’ romanıyla çıkageldi. Ardına koyulduğu ‘sır’ onu kendi hikâyesine çıkardı. İlk meselesi Hızır olsa da bu yolculukta babaannesinin yaşadığı ama asla konuşulmayan 1938 Dersim Katliamı ile karşılaştı. Bu ardından hiç konuşulmayana ‘utanç’ adını verdi. Romanda onu betimledi. Söyleşimizin…
-
11. Uluslararası İstanbul Bienali’nin üç mekânından biri olan Feriköy Rum Okulu’nun birinci katında iki göz oda… Odanın sakini, 30 yıl önce Erzincan’dan çıkıp gelen Hayri Efendi… Evde eşi ve iki çocuğu. Yıllarca zil seslerine, çocuk sesleri karışmış bu bahçede. İnsan bir ‘şey’i sevince onu her şeyiyle kabul edermiş; o da bu gerçeğin tam kalbinde, okulun…
-
Tüplerden çıkan boyalar yapaydır onun için. Kadim devirlerden bir nakkaşın ruhu sanki ucundan kıyısından ona bulaşmış, aynı gökyüzüne bakıyor. Kendi renklerinin, boyasının peşindedir. Doğal olanı bulmak arzusunda yol alırken tarih öncesi sanatla ilgili kitapta bir tarif çıkar karşısına. Tünel’deki Haşet Kitabevi’nden aldığı kitabın yazarı Mauduit aradığını kulağına fısıldar. Davul tozunu, minare gölgesiyle karıştırmasını gerektiren bir…
-
Ramazan otuz günlük ziyaretini bitirdi. Önümüzdeki yıla çıkılır mı bilinmez, ama artık yeme içmekten gönül rahatlığıyla söz edebiliriz. Şöyle bir hatıra ile başlayalım; Yahya Kemal’in yemekle arasının ne kadar iyi olduğu herkesçe malum. Bir arkadaşıyla girdiği lokantada hemen yemek listesine sarılan üstad, heyecanla okumaya başlar. Epey bir süre sonra arkadaşına dönüp, “Biliyor musun, şimdiye kadar…
-
Aynı gök kubbenin altında vaktini bekleyen insanlarız. Bu dünya denilen gölgelikte bir kavga tutturmuş gidiyoruz. Ürkütücü ama hep farklılıklara odaklanmış bir göz kuşatmış dört yanımızı. Oysa Yunus Emre, yüzyıllar öncesinden, “Hakkı gerçek sevenlere/ Cümle âlem kardeş gelir” diye sesleniyordu. Shakespeare ise “İnsanın kaderini sevgi belirler.” diyordu. Sanki bu sözler hiç söylenmemiş gibi Amerikalı siyaset bilimci…