2009

  • Abdülhak Şinasi Hisar için ‘İstanbul’u en iyi anlatan yazar’ desek kimse sesini çıkarmaz. Belki biraz şaşırabilir. Lakin Hisar’ın İstanbul’u anlattığı o harikulade bir o kadar mahfi kitaplarını okur henüz ciddi manada keşfetmiş değil. Bunun yanında eleştirmenliği de ıskalanıyor diyebiliriz. Bu ‘geçmiş zaman’ yazarının zengin dünyasını araştırmacı-yazar Necmettin Turinay bir bir aydınlatıyor. Hisar’ın kıyıda köşede kalmış…

    Read more →

  • Yahya Kemal’in “Hâfız´ın kabri olan bahçede bir gül varmış; / yeniden her gün açarmış kanayan rengiyle. / Gece, bülbül ağaran vakte kadar ağlarmış, / Eski Şiraz´ı hayal ettiren ahengiyle.” dizeleri ete kemiğe büründü. Topkapı Sarayı’nda dün açılan ‘Onbin Yıllık İran Medeniyeti ve İkibin Yıllık Ortak Miras’ adlı sergi, İran coğrafyasında hüküm sürmüş medeniyetlere, daha da…

    Read more →

  • Ekonomik krizin sanatı etkilediği cümleleri artık yavaş yavaş unutuluyor. Özellikle Türkiye’de son dönemlerdeki müzayede sonuçlarını gördükçe, bir fırsat bulup müze açma telaşında olan koleksiyonerleri duydukça bu unutma işini hızlandırmanız gerekecek. Yıl boyunca dünyada pek çok ülkede sanat galerileri kapanırken bizdeki bu ‘coşku’ biraz sevindirici, biraz da düşündürücü. Kültür endüstrisinin Türkiye’de de ağını gittikçe genişlettiği ortada.…

    Read more →

  • Gazetenin üçüncü katında, hemen gözünüze ilişecek biri. İri cüssesi, kıvırcık saçları, gözlükleri ve alışılmış sessizliğiyle kendine mahsus bir portre çiziyor. Duruşuna aldanmayın, muzip bir sanatçı o. Biraz dikkat kesilirseniz içinde pusuda bekleyen yüzlerce çocuğun saklandığını fark edeceksiniz. Bu suskunluk çizerliğin alametinden midir? Kelimelerini toplayabilmeniz için çokça sabretmeniz lazım. O da bunun farkında. Hz. Musa’nın duası…

    Read more →

  • “İnsanın hayatla kurduğu ilişki en çok ellerinden okunur” derler. Onlar sahibinin tüm hallerini ele verir. Sağ ve sol elin birlikteliği, ayrılığı her an bir başka görünür. Hele bu eller bir sanatçının ise biraz daha durup düşünülmesi gerekir. Usta sanatçı Ömer Uluç’un Yapı Kredi Sermet Çifter Salonu’nda açtığı ‘Sağ El, Sol El Desenleri’ adlı sergi, belki…

    Read more →

  • İstanbul’un bir edebiyat şehri olduğu günbegün resmileşiyor. Yıl boyunca düzenlenen edebiyat etkinliklerinden bir liste oluşturun denilse artık hemencecik göz dolduracak bir liste yazılabilir. Bu haneye bugünden sonra bir edebiyat etkinliği daha ekleyebilirsiniz: ‘Edebiyat Mevsimi-1. İstanbul Edebiyat Festivali’. İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şubesi işbirliğiyle 7-13 Aralık tarihlerinde düzenlenecek festival…

    Read more →

  • Şehrin üzerine sis çökmediyse, tepede yıldız gibi duran bu camiye gözünüz âşinâdır. Fatih’in Çarşamba semtinde İstanbul’un yedi tepesinden birinden asırlardır Haliç’e bakıyor, Yavuz Sultan Selim. İlginçtir; Osmanlı’nın bu haşmetli padişahının kabrini bilenler çok olmadığı gibi yanı başındaki Şehzadeler Türbesi’ne yolu düşen de azdır. Çift kanatlı kündekâri ahşap kapısı, kalemişi süslemeleri, celi sülüs hatla yazılmış kitabesi,…

    Read more →

  • Nihayet sular duruldu. Sanat dünyası günlerdir bir hafiye edasıyla sanatçı Burhan Doğançay’ın 2,2 milyona satılan Mavi Senfoni’sini kimin aldığını aradı durdu. Eseri alanın üzerindeki tüm sisler dağıldı ve sahibi açıklandı. Mavi Senfoni’yle birlikte Türk resminde büyük bir fiyat eşiği aşılmış olsa da bu ilginin ne kadar süreceğini ve ardından nelerin kalacağını zaman gösterecek. Ama şunu…

    Read more →

  • Şehirler de birbirini kıskanır. İki kent de bir rüyanın içine düşmüşçesine bir güzellikteyse; kaprisleri, kıskançlıkları, aşkları mazur görülür. İstanbul ve Venedik, bu tanımların tam tepesinde aynı gökyüzüne bakan iki şehir. İki kentin dostluğu, düşmanlığı 15. yüzyıla kadar uzanır. Sakıp Sabancı Müzesi’nde iki kentin birbirine ne çok benzediğini, aralarındaki bağın kuvvetini gösterecek bir sergi açıldı: Osmanlı…

    Read more →

  • Sanatçı Burhan Doğançay’ın Sultanahmet Camii’ni anlattığı eseri ‘Mavi Senfoni’, Antik AŞ’nin düzenlediği müzayedede dün 2 milyon 200 bin TL’ye satıldı. Alıcının ismi ise açıklanmadı. Mavi Senfoni bu fiyatıyla Osman Hamdi Bey’in İstanbul Hanımefendisi (8 milyon TL) ve Kaplumbağa Terbiyecisi’nden (5 milyon TL) sonra Türk müzayedelerinde satılan en pahallı üçüncü eser tahtına oturdu. Türk çağdaş sanatında…

    Read more →