Dec 2009
-
Amerikalı yazar Susan Sontag, Başkalarının Acısına Bakmak adlı kitabında “Savaşın ve dehşetin yüzünü sergileyen fotoğraflara bakmaya ne kadar dayanabilirsiniz?” diye bir soru fısıldar. İnsanı baştan ayağa ürküten, biraz da düşündüren bu soru, son kertede kişiyi kalbi diri tutan o merhamet duygusunun eşiğine bırakacaktır. Merhametin insanın içini ısıtan sıcaklığından, 14. yüzyılda Paris’te cerrahlık yapan Dr. Henri…
-
‘Her İstanbullu az çok şairdir’ diyen Tanpınar’a öncelikle hak vermek lazım. Zira bu şehir, dünyanın en çok ilham veren mekânlarından biri. Ahmed Midhat Efendi, Ahmet Rasim, Abdülhak Şinasi Hisar, Sait Faik ve Sâmiha Ayverdi için ‘İstanbul yazarları’ listesinin en tepesinde olan isimler diye söz etsek kimse kırılmaz, darılmaz. Bu velut şehirden kaplarınca istifade eden yazarlar,…
-
Bir saatçi dükkânının penceresinden baktığınızda, etrafında irili ufaklı envai çeşit alet olan yaşlı bir adam görürsünüz içeride. Avucunun içindeki saati tamir ederken kendince bir düzeni vardır. Biraz sonra kapıdan sızan ince bir metal kokusu gelecektir burnunuza. Buradan süzülüp şehrin orta yerindeki bir hastaneye uğradığınızda, yeşil önlüklere bürünmüş; sadece gözleri dışarıda ellerinde iğneler, neşterler olan doktorlar…
-
Hikâye tanıdıktır. Yıllar evvel (2005) İstanbul Yaya Sergileri kapsamında Karaköy’deki PTT binasına asılan ‘Gel keyfim gel’ ve ‘Bu da geçer ya Hu’ yazılı hat levhaları yasadışı örgüt pankartı sanılarak apar topar sergilendikleri yerden kaldırılır. İki usta hattat İsmail Hakkı Altunbezer ve Mustafa Halim Özyazıcı’ya ait yazıların ansızın gözden kaybolması pek çok kimseyi şaşırtır, daha da…
-
Su, toprak, ateş, hava… Âlem bu dört unsurun terkibi. Bunların birbiri içine geçtiği en güzel şehirlerdendir, İstanbul. Kimi zaman biri ötekine galip gelse de İstanbul, ya su, ya ateş, ya toprak görünür bakan için. Bu bereketten en çok sanatçıların nasiplenmesi kadar doğal ne olabilir? Hele ki bu, 40. sanat yılına giren bir ressam ise… Çağdaş…
-
Şehirler biraz da sestir. Bir yol bulup anbean o şehrin mimarisi gibi yükselirler. Hele söz konusu bu şehrin içinden Dede Efendi’ler, Itri’ler, Hacı Arif Bey’ler, Ali Ufki’ler ve Münir Nurettin Selçuk’lar geçmişse… İstanbul ve müzik kelimelerini yan yana düşünmek bile insanın içindeki tüm sıkıntıları eritmeye yeter. Tanpınar’ın deyişiyle bu musikide saklıydı “bütün medeniyetimiz, kirimiz, pasımız,…
-
Sanat tarihçilerinin büyükannesi… Tüm bildiklerini cömertçe sunan bir hoca. Dizinin dibinde pek çok talebe yetişti. Yayımladığı kitaplar bir medeniyetin üzerindeki kalın ve ağır örtüyü kaldıran cinsten. Elinin dokunduğu konular bereketleniyor, hemen çoğalıyor, kitap oluyor. İlber Ortaylı’nın deyişiyle, “Osmanlı sanat tarihinin bohçacısı, en olmadık malzemeyi bir araya getiren depocusu, sandık sepeti, bahçeleri binaları karıştırmaktan yorulmayan ecinni.”…
-
Sondan başlayalım… I. İstanbul Edebiyat Festivali’nin dün yapılan ‘uzunca’ açılış konuşmaları, dört kelimeyle özetlenebilir: Edebiyat Mevsimi sürekli olsun! Festivalin iki yılı şimdiden kesinleşti. 2010’da Avrupa Kültür Başkenti Ajansı, 2011’de ise Fatih Belediyesi, festivali üstlenecek. Etkinliğin yapıldığı Kızlarağası Medresesi, sabahın erken saatlerinden itibaren konuklarını ağırlamaya başladı. İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve Türkiye Yazarlar Birliği…
-
İçinden tarih sözcüğü geçen kitaplara milletçe bakışımız malum. Biraz soğuk, biraz resmi, biraz da ezberci… Lakin bu işin başına sanat kelimesini kondurunca iş biraz daha renkleniyor, içine çekiyor. Sosyolog, küratör Ali Akay’ın deyişiyle “sanat tarihi; sıra dışı bir disiplin”. Bu farklılığın kattığı bakışlar ise uzun uzun yazılacak cinsten. Evvela bildiğiniz sanat tarihi anlayışlarını bir süreliğine…