Feb 2009

  • Usta mimar ve şehircilerden Turgut Cansever dün 89 yaşında hayata veda etti. Uzun süredir Kadıköy’deki evinde tedavi gören Cansever, Türkiye’nin en özgün ve muhalif duruşa sahip mimarlarındandı. Sadık Yalsızuçanlar’ın ‘Şehirleri Süsleyen Yolcu’ adlı kitabından ilhamla ‘şehirleri süsleyen bilge mimar’ diyebileceğimiz Cansever, ardında bir yıldız gibi duran pek çok bina, kitap ve makale bıraktı. ‘Asude bir bahar…

    Read more →

  • İnternet devi Google hayatımıza inceden inceye sızmaya devam ediyor. Bir arama motorundan öte çok şey ifade etmeye başlayan site ‘devrim’ sayılabilecek yenilikleriyle hem sevindiriyor hem de ürkütüyor. Google’ın son yeniliği Google Çeviri (Google Translate) geçtiğimiz haftalarda hizmete girdi. Google bu servisi kullanıcılarına çoktan veriyordu. Yaklaşık 40 farklı dilde internet sayfalarını ve metinleri ücretsiz tercüme eden…

    Read more →

  • “Çok sevdiğim Türk halkına, belki de bu son seslenişimdir.” cümlesiyle başlamıştı sitem dolu mektubuna. Hastanede başına gelenleri ‘başkaları yaşamasın’ diye anlatırken epey dertliydi. Koğuştaki hanımefendinin şakur şukur atan kalp pilleri mi dersiniz, sırtında oluşan yaraları mı… Zor zamanlardı onun için. Çok geçmedi, Zaman’da yayımlanan mektubun ardından. Sessiz sedasız dün yola koyuldu. 70 yaşında mekân değiştirdi.…

    Read more →

  • “Boyu ne çok kısa ne de çok uzundu, orta boyluydu. Ne kıvırcık kısa ne de düz uzun saçlıydı; saçı, kıvırcıkla düz arası idi. Değirmi yüzlü, duru beyaz tenli, iri ve siyah gözlü, uzun kirpikliydi. İri kemikli ve geniş omuzluydu. Vücudunda kıl yoktu. Göğsünden göbeğine kadar ince bir hat şeklinde vardı. İki avucu ve tabanları dolgundu.…

    Read more →

  • Fotoğraflarını ilk görünce insanı içine çeken bir şey var. Adeta bir şiirin dizeleri kuşatıyor sizi. Minik bir kurgu yapıp 60’lı yıllarda fotoğrafladığı İtalya’nın şairlerinden Cesare Pavese’nin “Sokak lambalarının sessiz ışıkları süslüyor / geceyi tepeleri ve caddeleri/ Yüksek yapılar arasında bitkin günün/ uzayıp giden sancılanan yalnızlığı” mısralarını herhangi bir fotoğrafına kondurmanızı önersek hiç de gözünüzü tırmalamayan…

    Read more →

  • Yıllardır İstanbul’da ofis açacağı kulaktan kulağa fısıldanan İngiltere’nin ünlü müzayede evi Sotheby’s bu sanat dedikodusuna son verdi. The Marmara Esma Sultan Yalısı’nda dün, bir şube açacağını duyuran Sotheby’s ofisin başına Oya Delahaye’i getirdi. Daha da önemlisi aylardır galeri galeri gezerek Türk sanatçıların izini süren Sotheby’s, 4 Mart’ta İngiltere’de Türk çağdaş sanat müzayedesi düzenleyeceğini de açıkladı.…

    Read more →

  • Uzun süredir beyaz örtüler altında gizlenen Eminönü Yenicami’nin Hünkâr Kasrı ile Topkapı Sarayı Bağdat Köşkü, nihayet yüzlerini gösterdi. Osmanlı mimarisinin en güzel örneklerinden olan bu iki bina, yenilenmiş çehreleriyle İstanbul kültür mekânlarına sessiz sedasız eklenmiş oldu. 2010 Avrupa Kültür Başkenti İstanbul’a doğru yaklaşırken kentin dokusunda bir yıldız gibi asılı duran bu eşsiz yapıların açılışını Başbakan…

    Read more →

  • Batı dünyasını kıskandıran Japon yönetmen Akira Kurosawa’nın (1910-1998) her biri birer öykü denilebilecek desenleri, Pera Müzesi’ni mekân tuttu. Yedi Samuray, Rashomon, Ran, Düşler, Kagemusha gibi filmleriyle nam salan usta yönetmenin sinema diline aşina olanlar, Kurosawa’nın desenlerini görünce de aynı büyüye kapılacak. Yönetmenin Ran, Kagemusha, Yume, Madadayo ve Umi Wa Miteita filmlerini sahne sahne betimleyen storyboard’lardan…

    Read more →

  • Başlık sizi şaşırtmasın. ‘Büyük tutkusu atlar konusunda uzman’ diye duyurulan bir fotoğraf sanatçısının sözleri bunlar. İstanbul Modern Sanat Müzesi Fotoğraf Galerisi’nde ‘Safkan Yansımalar’ adlı sergi açan Peter Müller Peter’in kapısını çaldığımızda Türklerin atlara düşkünlüğünü ilk kez duyduğunu söyledi sanatçı. Kültüründe ‘at, avrat, silah’ üçlemesi olan bir ülkede böyle bir cümle sarf etmek duyanları şaşırtmadı değil…

    Read more →

  • Geleneğin izinde üç sanatçı. Biri ebrucu, biri hattat, biri de müzehhip. Hepsi de klasik sanatların ustaları Hasan Çelebi, Hüseyin Kutlu ve Sadreddin Özçimi’nin rahle-i tedrisinden geçmiş. Onların hikâyesine geçmeden evvel merhum hattat Ali Alparslan’ın yaşadığı bir hatırayı nakletmek sözün uzayacağı yeri ele verecektir. Bir gün Ali Alparslan’dan Anadolu’da bir üniversitede ders vermek üzere hoca istenir.…

    Read more →