Osmanlı İmparatorluğu’nun çok yönlü padişahı III. Selim, vefatının 200. yılında Topkapı Sarayı Müzesi’nde ‘Bir Reformcu, Şair ve Müzisyen: Sultan III. Selim Han’ başlıklı bir sergiyle anılıyor. Sergi müstakil olarak III. Selim’e odaklanmaktan ziyade beratlar, silahlar, saatler, kaftanlar, kumaşlar, tüfekler, tablolar ve yazmalar eşliğinde padişahın dönemini anlatıyor.
Osmanlı sultanı III. Selim, 1808 yılının sıcak bir temmuz günü, sarayın loş bir odasında olanlardan habersiz neyini üflemektedir. Alemdar Mustafa Paşa ve adamları yeniden tahta çıkarmak için harekete geçtiğinde sabık padişahın vücudunun ortadan kaldırılma kararı çoktan verilmiştir. Kendisini şehit etmek isteyenler, aniden odaya girer. Nereden bilebilir ki kılıç yerine canını ‘ney’le müdafaa edeceğini! Çok sürmez bu mücadele. Ve Topkapı Sarayı’nın duvarları, ince ruhlu bir padişahın öldürülmesine sahne olur. III. Selim’in şehadetinin üzerinden tam iki asır geçti. Bu talihsiz sultan, Topkapı Sarayı Müzesi Has Ahırlar’da ‘Bir Reformcu, Şair ve Müzisyen: Sultan III. Selim Han’ adlı sergiyle anılıyor.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültürel ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı ile Kültür AŞ’nin düzenlediği sergide III. Selim ve dönemine ait el yazmalarından, tablolardan, beratlardan, silahlardan, saatlerden, kaftanlardan, kumaşlardan ve yazmalardan oluşan yaklaşık 150 eser sergileniyor. Serginin açılışında Kültür AŞ Genel Müdürü Nevzat Bayhan, sadece bir sultan değil, aynı zamanda şair, müzisyen ve mimar olan III. Selim’e ait eserlerin bir sergiyle İstanbullulara sunulmasının kendilerini çok mutlu ettiğini söyledi.
Topkapı Sarayı Müzesi Başkanı İlber Ortaylı ise “Son üç yıldır Topkapı Sarayı’ndaki sergiler yoğun bir emek ürünü olarak ve çok çabuk hazırlanıyor. Saraydaki birçok depo, Sultan 4. Mustafa tarafından katledilen III. Selim’e ait eserlerle dolu. Bunların arasında yazışmalar, kumaşlar ve saatler de yer alıyor. Böyle bir sergi bizim için çok önemli.” dedi. Ayangil Türk Müziği Orkestra ve Korosu’nun açılış öncesinde verdiği III. Selim’in eserlerinden oluşan konser, III. Selim’in ne derece hassas bir ruha sahip olduğunun deliliydi.
Osmanlı İmparatorluğu’nun yirmi sekinci padişahı III. Selim’in 1761’de başlayan hayat hikâyesi acı bir sonla bitse de o kendi devrinde yaptığı radikal yenilikler ve özellikli kişiliğiyle hâlâ zihinlerde taptaze. Tanburi, neyzen ve şair olan padişah, aynı zamanda Mevlevi tarikatine gönülden bağlıydı. Bu çok yönlü padişahın dönemini kronolojik şekilde anlatan panolarla başlayan sergi, camekânlara yerleştirilen eserlerle sürüyor. ‘Bir Reformcu, Şair ve Müzisyen: Sultan III. Selim Han’ başlığıyla sunulan serginin bazı açmazları da yok değil. Sergi, III. Selim adına müstakil bir sunum olmaktan öte daha çok onun dönemini ve yakın çevresini anlatan eserleri içeriyor. III. Selim’e ait eşyaları, eserleri bulmanız biraz zor.
Yaşamı boyunca müzik ve şiir ile ilgilenen III. Selim şiirlerini ‘İlhami’ mahlasıyla yazar. Öldüğü zaman ise hırkasının cebinden Nevres-i Kadîm’in: “Kendi elimle yâre açıp verdiğim kalem / Fetva-yı hûn-i nâhakımı yazdı iptidâ” beyitinin yazılı olduğu bir kâğıt parçası çıkar. Özellikle askerî ıslahatları ile öne çıkan Sultan III. Selim’i yakından tanımak için bu sergi iyi bir vesile olabilir. Bunun için 24 Mart 2009’a kadar vaktiniz var.